Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Murat Ertaş
Murat Ertaş

Rektör Prof.Dr. Hacımüftüoğlu ve Bir Şehrin Dönüşümü

Doğu Roma İmparatoru Theodosius’un 412-415 tarihleri arasında İran’dan gelecek saldırılara karşı bir kale şehir olarak kurduğu, o günden beri kendisine sahip olan her devletin hudut şehri olan Erzurum soğuk iklimiyle, Anadolu’nun gönül ve fikir dünyasının Horasan illerine ve Türkistan’a açılan kapısı olmasıyla doğal olarak; Türk devletinin bin yıllık hudut şehri olmasıyla da devlet stratejisi olarak seyfiyenin (garnizon şehir olmanın) yanında bir ilim, irfan ve eğitim şehri olmuştur.

Erzurum jeopolitik açıdan kıtaların ve medeniyetlerin geçiş güzergâhındadır, tarihî geçittedir, boğazdadır. Dolayısıyla Erzurum’dan ordular, kavimler, ticaret kervanları, seyyahlar ve bunlarla beraber nice farklı medeniyet unsuru gelmiş geçmiş ve şehri dönüştürmüştür. Bir şehri, coğrafyayı ve medeniyeti “dil” üzerinden değerlendirmek en doğrusudur. Dil ruhun ve tarihin elbisesidir. Bu açıdan baktığımızda da Erzurum ağzı ve kelimeleri bize gösteriyor ki Erzurum İstanbul’dan Sibirya’ya Anadolu’nun ve tüm Türkistan coğrafyasının medeniyet izlerini taşır. Evet dilimiz, türkülerimiz, şiirlerimiz, sözlü kültürümüz bizim kadim kimliğimizdir.

Devletimiz Türkiye Cumhuriyeti de tarihteki Türk devletleri ile aynı stratejiyi sürdürerek Türkiye’nin altıncı devlet üniversitesini Erzurum’a kurdu. Böylelikle vatanımızın doğusu hem askeriye ile hem ilmiyeyle tahkim edilmeye devam edecekti, öyle de oldu. Savaşlar yorgunu Erzurum, Atatürk Üniversitesi’nin kurulmasıyla müspet bir dönüşüm yaşadı ve hızlı bir kalkınma sürecine girdi. Sadece şehrin imarı ve gelişimi değil üniversiteyle beraber şehrin beşerî sermayesi, nüfusu ve nüfuzu olumlu ivme kazandı. Bilhassa, 1969-1976 yılları arasında Atatürk Üniversitesi’nin rektörlüğünü yapıp 130 civarında yurt dışı doktoralı akademisyeni Erzurum’a kazandırarak üniversitemizin (dolayısıyla Erzurum’un) adını dünyaya duyuran merhum Prof.Dr. Kemal Bıyıkoğlu zamanında

İrfan Meclisi’nde ağırladığımız AÜ Rektörü Sayın Prof.Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nu dinlerken, bilhassa ilaç ve aşı üretim merkezi konusundaki çabaları ve kat ettiği yol bizi heyecanlandırırken Hocamızın hayallerini gerçekleştirmesi durumunda üniversitenin bir şehri dönüştürme gücünü Sayın Bıyıkoğlu’ndan sonra bir kez daha yaşayacağız. Erzurum’un aşı ve ilaç hammaddesi üretim merkezi olması şehrin organize sanayi bölgeleriyle yakalayamadığı ekonomik kalkınmayı sağlayacaktır.

Rektör Hocamız, Atatürk Üniversitesi’nin bilim insanı kalitesi bakımından Türkiye’nin en iyi üniversitelerden biri olduğunu, üniversitede her alanda ülkemizi ve dünyayı tanıyan çok değerli bilim insanlarının bulunduğunu, dolayısıyla şehir ve ülke için bu kıymetli insan kaynağından ziyadesiyle yararlanmak istediklerini ifade etti. Öğrencilerin üniversite seçerken eğitim kalitesinden ziyade yaşayacakları şehri tercih ettiklerini vurguladı. Soğuk ikliminden ve merkeze uzaklığından dolayı Erzurum’a mesafeli duran öğrencilerin Atatürk Üniversitesi’ndeki ilmî niteliği, eğitim kalitesini pek bilmediklerin söyleyen Prof.Dr. Hacımüftüoğlu bundan 20-30 sene evvelki gibi Türkiye’nin en başarılı öğrencilerini yeniden Atatürk Üniversitesi’ne kazandırmak için üniversite sınavlarında ilk 500’e girip Atatürk Üniversitesi’ni tercih edenlere aylık 30 bin TL burs vereceklerini, burs kaynağını da hayırsever iş adamlarıyla görüşüp kesinleştirdiğini söyledi. Bölgenin ağabeyi şehri olan Erzurum’dan başarılı bilim insanının ve hekimlerin göç etmemesi için hem üniversite içerisinde hem devlet bürokrasisiyle görüşmeler yaptıklarını ve gerekli tedbirleri almaya başladıklarının altını çizdi.

Rektörlüğünün daha beşinci ayı olmasına rağmen ilaç ve aşı üretim merkezini kurmada çok yol kat ettiklerini belirten Prof.Dr. Hacımüftüoğlu bu konuda ve hastanedeki bazı branşlardaki hekim eksikliğinde Sağlık Bakanlığıyla çok olumlu görüşmeler yaptıklarını söyledi. Rektör Prof.Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Atatürk Üniversitesi akademik birçok alanda ülkemizde en başarılı üniversitelerden biriyken ilaç ve aşı çalışmalarında ise Türkiye’de tartışmasız en başarılı üniversitesidir, dünyada da çok önemli bir noktaya gelmiştir. Bir milli güvenlik meselesi olan ilaç üretimi ve aşı konusunda inşallah hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bugün savaş veya bir afet olsa, dışarıdan ilaç alamasak sonuçlarını tahmin etmek zor değil. İlaçların ham maddesini Erzurum’da üreteceğiz inşallah. İlaç konusunda dışa bağımlılığı önemli ölçüde azaltacağız. Bu konuda devletimiz de bizi destekliyor. Dünya tarihinde aşı üretimi, aşı kavramı biz Türklerin, atalarımızın başlattığı bir önleyici tedavi konusudur. Halkımız aşıdan uzak durmasın. Erzurum’da çocuk felci vakaları görülmeye başlandı maalesef. Neden? Çocukları aşılatmıyor aileler. Aşıdan korkulmaz.

Erzurum Büyükşehir Belediyemizle beraber elektrikli araçlar için mobil şarj ünitesinin prototipini ürettik, çok yakında seri üretime geçeceğiz. Bu, Türkiye’de ilk olacak.

Sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan üniversitemiz şehrin meselelerine duyarsız kalmayarak üniversitemiz öncülüğünde sivil toplumdan, bürokrasiden ve akademiden katılımcı-çoğulcu ruhla birbirinden farklı 25 başlıkta komisyonlar oluşturduk ve üç haftadır şehrin meselelerini bu komisyonlar müzakere etti. İnşallah komisyon raporlarından hareketle EBB başta olmak üzere, projeye göre oluşacak paydaşlarımızla şehrimiz için önemli projeler üreteceğiz.”

Rektör Prof.Dr. Hacımüftüoğlu’nun hayallerinden biri de enstitüleriyle, araştırma ve strateji merkezleriyle, projeleriyle Atatürk Üniversitesi’ni, dolayısıyla Erzurum’u Türkiye ile Türk dünyası arasında köprü olacak bilim yuvası haline getirmek. Rektör Hocamızın Ankara bürokrasisiyle ve bakanlıklarla ilişkisinin ve iletişiminin de güçlü olduğunu görmek Hocamızın hayallerini gerçekleştirebileceğine dair bizi ziyadesiyle umutlandırdı.

Boston, Stockholm, Berlin, San Francisco, Montreal, Los Angeles, Londra, Singapur, Hong Kong, üniversitelerin dönüştürdüğü dünyadaki önemli şehirlerdendir. Savunma sanayiyle beraber dünyanın en büyük ekonomisi olan ilaç sanayi -inanır ve desteklersek- neden Erzurum’da kurulmasın? Bir “Baykar” gibi ilaç sanayimizle de neden dünya piyasasını ele geçirmeyelim? Üniversite şehri dönüştürecek inşallah…

Hayal kurmadan asla başaramazsınız!

Kıymetli Hocam yolunuz açık olsun, Allah yardımcınız olsun.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR

12345678