Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Recep İncecik
Recep İncecik

Okan Buruk’un Genç Oyuncu Karnesi

Bir teknik direktörün genç oyuncularla ilişkisi, kupalardan önce karakterini ele verir. Çünkü genç futbolcu oynatmak, yalnızca teknik bir tercih değil; bir yönetim, hatta bir cesaret meselesidir. Okan Buruk’un Galatasaray’daki karnesine bu gözle bakmak gerekiyor.

Buruk’un en güçlü yanı ne? İstikrar. Omurgaya sadakat. Kazanan kadroyu bozmama refleksi. Büyük takımlar için bu, çoğu zaman bir erdemdir. Ancak aynı refleks, genç oyuncular söz konusu olduğunda soru işaretleri doğurur.

Galatasaray’da son iki sezona baktığımızda, Okan Buruk’un gençlere tamamen kapalı bir teknik adam olmadığını görüyoruz. Fakat kapıyı ardına kadar açtığını da söylemek zor. Genç oyuncular genellikle ya mecburiyetten ya da maç çoktan kopmuşken sahne alıyor. Bu da “güven” ile “idare etme” arasındaki ince çizgiyi gündeme getiriyor.

Buruk’un tercihlerinde yaş değil, hazır olma hâli belirleyici. Bu doğru bir yaklaşım. Ancak büyük takımlarda gençler, hazır olmadan da hazırlanır. O hazır oluş süreci, çoğu zaman sahada başlar. Antrenmanda parlayan ama maçta tereddüt eden birçok genç, işte bu yüzden kaybolur.

Okan Buruk’un genç oyuncu karnesinde artı hanesine yazılacak şey şu: Onları tamamen silmiyor. Eksi haneye yazılacak olan ise süreklilik. Bir genç futbolcu için beş maçta beş dakika değil, üç maçta otuz dakika çok daha öğreticidir. Buruk’un bu dengeyi henüz tam anlamıyla kurabildiğini söylemek zor.

Yeni transfer edilen gençler bu yüzden kritik bir test olacak. Renato Nhaga, Can Armando Güner ve Yaser Asprilla gibi isimler, yalnızca futbolcu değil; Buruk’un teknik vizyonunun da göstergesi hâline geldi. Oynarlarsa “gelişimci”, oynamazlarsa “sonuççu” bir teknik adam portresi daha da netleşecek.

Burada adil olmak gerekiyor: Üç kulvarda yarışan, her puanın altın değerinde olduğu bir Galatasaray’da genç oynatmak kolay iş değil. Tribün sabırsız, medya acımasız, tabela affetmez. Ancak büyük teknik adamlık, tam da bu baskı altında doğru riski alabilmektir.

Ve hakkı teslim edilmesi gereken bir gerçek var: Okan Buruk, Yunus Akgün ve Barış Alper Yılmaz konusunda önemli bir başarı hikâyesi yazdı. Bu iki isim, doğru zamanda verilen süre, net roller ve sabırla Galatasaray’ın vazgeçilmezleri hâline geldi. Bu örnekler, Buruk’un doğru şartlar oluştuğunda genç oyuncu kazanabildiğini net biçimde gösteriyor.

Eğer aynı yaklaşımı yeni transfer edilen gençlere de uygulayabilirse, Galatasaray için bu sadece sportif değil, ekonomik ve yapısal anlamda da çok büyük bir kazanç olur.

Sonuç olarak Okan Buruk’un genç oyuncu karnesi “zayıf” değil; ama “pekiyi” de değil. Şimdilik “iyi” ile “orta” arasında. Bu ara transfer dönemi ise karneyi yukarı çekmek için önemli bir fırsat.

Çünkü futbol şunu çok net gösterdi: Genç oyuncuya güvenmeyen teknik adam kısa vadede kazanabilir; ama uzun vadede kulübün hikâyesini yazamaz. Okan Buruk’un önünde tam da böyle bir tercih duruyor.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR