Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Murat Ertaş
Murat Ertaş

Erzurum bilim ve endüstri üssü oluyor

MÜSİAD Erzurum Şubesi’nin Müceldili Konağı’nda tertip ettiği, “Sanayileşmenin Önemi ve Yerel Ekonomiye Katkıları” konusunun görüşüldüğü, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Mehmet Sekmen’in ve Atatürk Üniversitesi Rektörü Sayın Prof.Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun konuşmacı olduğu “MÜSİAD Ekonomi Sohbetleri”ne iştirak ettim.

Şehirle ilgili bu tür toplantıların şehir şuuru oluşturulmasında, şehrin hafızasının yeni nesle taşınmasında, fikir üretiminde, müteşebbisleri teşvik etmesinde her zaman çok önemsemişimdir. Zaman zaman tekrarlanan ve netice alınmamış görülen böylesi toplantıların ne zaman, nerede ve kimler eliyle meyveye durduğunu takip etmek zordur. Çünkü toplantıdan çıkan fikirler tekrar ede ede kamuya mal olur, bugün olmasa da on yıl, yirmi yıl, daha uzun yıllar sonra hayata geçirilebilir. Unutmayla ve gafletle biçimlenmiş insan ruhu ve aklı “tekrar”la inşa edilir ancak. Peygamberlerin tekrar tekrar gönderilmesi, Kuran’da ikaz eden ayet tekrarları, ibadet tekrarları, gece ve gündüzün tekrarı, mevsimlerin tekrarı…

İlk ifade edildiğinde herkese ilginç, uçuk, garip gelen; gerçekçi gelmeyen birçok fikir tekrar edile edile gerçeğe dönüşür, normalleşir ve hatta sıradanlaşır.

Bu kısa değerlendirmeden sonra MÜSİAD Erzurum Şube Başkanı Sayın Abdülkerim Kavaz’a, beşincisini düzenlediği “MÜSİAD Ekonomi Sohbetleri” için teşekkür ederim.

SINIRINDA SAVAŞLARIN VE TERÖRÜN OLMADIĞI ERZURUM VE BÖLGESİ NEDEN GERİ KALDI?

Toplantıyı AÜ Öğretim Üyesi Doç.Dr. Adnan Küçükali yönetti. Toplantıda iştirakçilerden önce sorular ve kısa değerlendirmeler alındı, sonra EBB Başkanımız Mehmet Sekmen ve AÜ Rektörümüz Prof.Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu değerlendirmeler yaptı. Bendeniz de program başında üzerinde düşünülsün diye ve belki beni ikna eden bir cevap çıkar diye tabiri caizse ortaya bir soru sordum:

“Ülkemizde sanayileşme ya liman şehirlerinde ya da sınır kapılarının ardındaki şehirlerde… İstanbul, Kocaeli, Samsun, İzmir, İskenderun, Trabzon gibi liman şehirler; Edirne, Gaziantep, Diyarbakır, Konya gibi sınır ve liman arkası şehirlerde olduğu gibi… Sorum şuydu: Hal böyleyken Gürcistan, Rusya, Azerbaycan, Ermenistan, İran, Türk Cumhuriyetleri ve Türkistan’a kara ve tren yoluyla bağlantı noktası olan Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi neden bu kadar geri, neden bu kadar göç verdi ve neden üretime dayalı organize sanayi yok derekesinde? Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin sınırında 1980’lerde İran-Irak Savaşı, 1990’larda ABD-Irak Savaşı, 2000’lerde ABD-Irak Savaşı ve 2010’larda Suriye İç Savaşı ve 1980’lerden 2020’ye kadar eksik olmayan terör olayları… Buna rağmen Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin hızla büyüdü. Terör ve savaşların olmadığı Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi neden bu kadar geri kaldı?”

BAŞKAN MEHMET SEKMEN BİLGİSİ VE TECRÜBESİYLE BÖLGE KALKINMA VALİSİ GİBİ

Mehmet Sekmen başkanımız evvelâ, iş dünyasında ve bölge halkında onulmaz hale gelen psiko-sosyal duruma dikkat çekti:

  1. Asla mazeret üretilmeyecek.
  2. Meseleler yarına ertelenmeyecek, üşengeçlik kabul edilemez.
  3. Yenile yenile yenmeyi öğreneceğiz. Üçüncü maddeye Sayın Sekmen şampiyon Erzurumspor’u örnek verdi. Yılardır hakları yenen, hakem hataları nedeniyle süper ligden iki defa düşürülen, transfer tahtası uzun süre kapalı olan, deprem raporu nedeniyle stadyumuna taraftar alamayan, ekonomik sıkıntılar çeken Erzurumspor tüm olumsuzluklara rağmen inanmışlık ve adanmışlıkla nasıl şampiyon olduysa Erzurum ve bölgesinin de sanayileşmesi, zenginleşmesi, göçün durması çok uzak bir hal değildir. Mehmet Sekmen başkanımızın yüzünde, sözlerinde ve gözlerinde o inanmışlığı gördüm. Sekmen başkanımız ki şu an Türkiye’nin en tecrübeli belediye başkanıdır. Hem İstanbul’da hem Erzurum’da yıllarca başkanlık yapmış, milletvekili ve AK Parti yöneticisi olarak Ankara’nın dününü ve bugününü bilen, neredeyse tanışmadığı üst düzey bürokrat ve siyaset adamı kalmamış çok büyük bir tecrübe…
  4. Para yok, bütçe yok deyip “yok”un arkasına sığınmayacağız.

Mehmet Sekmen başkanımızın bölgemiz için ön açan, rehber olan tespitleri (not alabildiğim kadarıyla) şöyle:

  1. Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki hayvan ırkı değişmelidir. Bölgenin iklimine, coğrafî yapısına uygun ırkı bulmamız lâzım. Mevcut büyükbaş hayvan ırkımız bu kadar mera varlığımıza rağmen maalesef çok fazla et vermiyor; kârlı (rantabl) değil. Erzurum’da hayvan OSB’si (organize sanayi bölgesi) kuruyoruz.
  2. Soğuk iklim organik tarım üretimi için elverişli ortam oluşturmaktadır. Hava soğuk olduğu için bakteri, haşerat ve zararlı böcekler fazla üreyemiyor. Bu durumda tarımda ilaçlama pek olmaz, kimyasal çok kullanılmaz. Bu ürünler ne olabilir? Bulgur, mercimek, nohut, ayçiçek yağı (ki ülkemizin Ayçiçek yağı eksiği yüzde 40’lardadır.), organik tahıl ürünlerine bağlı olarak makarna, nişasta, çikolata markalarımızı oluşturmalıyız artık. Gıda güvenliğine öze göstermek zorundayız. Ayrıca seracılığı ve sera sebzeciliğini artırmamız lâzım.
  3. Hızlı tren güzergâhı ovadan geçiyordu ve şehir merkezine bugünkü otogar gibi pek faydası olmayacaktı. Biz Ankara’daki görüşmelerimizde gerekirse yer altından olsun ama şehir merkezinden geçsin, dedik ve bu fikrimizin takibini yapıyoruz.
  4. Hastalıkların tanısı, tedavisi, izlenmesi veya fiziksel engellerin giderilmesi amacıyla kullanılan elektronik cihazlar, sarf malzemeler, implantlar ve yazılımları, hastane görüntüleme sistemlerinden (MR, Ultrason) kalp pillerine, cerrahi aletlerden tek kullanımlık maske/eldivenlere biyomedikal ürünler üretebiliriz.
  5. Erzurum şu alanlarda sanayi/endüstri merkezi olabilir: Seramik, cam, porselen, mutfak gereçleri, kayak malzemeleri, inşaat demiri, ısı yalıtım malzemeleri, ağaç ürünleri, kablo üretimi, izolasyon malzemeleri, oyuncak, madencilik ve değerli maden ürünleri…
  6. Kış boyunca yollara tuz döküyoruz. Dökülen tuz bordürlerimizi, kaldırımlarımızı ve asfaltımızı eritiyor, tahrip ediyor. Kanada’dan bilim adamlarıyla görüştük, kıştan evvel yollara ve ilgili zeminlere solüsyon dökülüyor ve zemin asla kar ve buz tutmuyor. Bu solüsyonu Erzurum’da üretmek için Kanada’daki Türk bilim adamlarıyla anlaştık.
  7. Erzurum’da teleferik, telesiyej fabrikası kuruyoruz. İlgili kişilerle gerekli görüşmeleri yaptık. Ayrıca kayak malzemeleri fabrikası kurulması için müteşebbislerle görüşüyoruz.
  8. Şu an 2. Organize Sanayi Bölgesinde üretime dayalı fabrikalar kuruluyor. Halkımız gitsin görsün. Burada kurulan kâğıt fabrikasının 500 milyon dolar ihracatı olacak. Erzurum’un şu an ihracatının yaklaşık 50 milyon dolar olduğunu dikkate aldığınızda bu fabrikamızın şehre ne büyük katma değer olduğunu anlarız.
  9. Erzurum’da tarihi kaleler, tabyalar, nehirler, kültür ve tabiat varlıkları yeniden çalışılmalı, turizme kazandırılmalıdır.
  10. Palandöken’i Konaklı’ya ve şehir merkezine teleferikle bağlıyoruz. Aziziye Parkı’ndan Palandöken’e çekilecek teleferik hattı için ihale sürecine geldik. Yüksek irtifa kamp bölgesinin üst tarafına ve Sultansekisi bölgesinin alt tarafına yeni oteller bölgesi kuruyoruz.
  11. Erzurum’da kentsel dönüşüme hız verdik. Hacıcuma, Çırçır, Taşambarlar, Habibbaba’daki kentsel dönüşüm tamamlandı mı şehrimiz ülkemizin en güzel en estetik şehirlerinden biri olacak.
  12. Atatürk Üniversitemizle ilaç hammadde sanayide, ETÜ ile yarı iletken maddeler, çip ve savunma sanayi ile ilgili ürünlerde beraber çalışıyoruz. Erzurum’u milli teknoloji üretim merkezi yapacağız.
  13. Türkiye Futbol Federasyonu Erzurum’a 50 yataklı kamp merkezi yapacak.
  14. Sağlık Bakanlığı onayladı, Şükrüpaşa taraflarına 100 yataklı bir hastane yapılacak.
  15. Enerji Kentler Birliği başkanı olarak da söylüyorum şehrimiz atık maddelerden ısıtma sistemine geçebilmesi için ciddi çalışmalar yapıyoruz.

Yukarıdaki projelerin, yatırımların, görüşmelerin, gayretlerin kaçı büyükşehir belediye başkanının iş tanımında var? Buna rağmen memleket sevdasıyla tüm bu konularla ve şehrin her meselesiyle yakından ilgilenen EBB Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’e şükranlarımızı sunuyoruz.

REKTÖR PROF.DR. AHMET HACIMÜFTÜOĞLU: ERZURUM’U TÜRK DÜNYASININ BİLİM ÜSSÜ YAPMADA KARARLIYIZ.

Başkan Mehmet Sekmen’den sonra konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu bilimsel çalışmaların bilim için yapıldığını, tüm insanlığın hizmetine bilgi ve teknoloji ürettiğinin farkında olduklarını ancak üretilen bilimin aynı zamanda üreten milletler için bir güç haline geldiğini de söyleyerek Türkiye’de projeler için ayrılan bütçe önceliklerinin toplum yararına yapılan bilimsel çalışmalara olduğunun altını çizdi. Bu minvalde savunma sanayi gibi ilaç sanayinin de bir milli güvenlik meselesi olduğuna işaret etti.

Erzurum’da kurulacak ilaç hammadde üretim fabrikası için EVYAP’ın 8,5 milyon dolarlık destek verdiğini, ayrıca Kocaeli/Çayırova’da daha evvel ilaç fabrikası olarak kullanılan bir tesisi Başkan Mehmet Sekmen’in büyük desteğiyle aldıklarını ve bu tesiste de toksik maddelerin üretileceğini söyledi. “Savaş çıksa Türkiye’de ilaç yok!” diyen ve bilimi aynı zamanda milli mücadele olarak gören Rektör Prof.Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun konuşmasında öne çıkan konular şöyle:

  1. AÜ Araştırma Hastanesi’ne lazerle göz ameliyat cihazı, pıhtı atmasını tedavi eden cihaz ve son teknoloji görüntüleme cihazları gibi elliye yakın cihaz aldık ve operasyon sayımızı çok artırdık.
  2. Hastanemizde 1.250 doktor çalışmaktadır. Bu bakımdan Türkiye’de bir numarayız.
  3. Güney Kore’den, Küba’dan, ABD’den alanında en iyi olan hocaları üniversitemize kazandırdık.
  4. 25 bilim adamı üniversitemiz adına buluş yaptı. Tıp Fakültemizde şu an 11 ilaçta 11 patent oluşturduk. İngiltere açıkladı: Tıp Fakülteleri arasında Atatürk Üniversitesi Koç ve Hacettepe’den sonra Türkiye üçüncüsü durumunda.
  5. Yerleşkemize 20 milyon dolara mal olacak Kanser Hastanesi yapıyoruz.
  6. Erzurum’u Müslümanların ve Türk dünyasının bilim üssü yapmaya kararlıyız. Bu bağlamda YÖK’ten “Geleneksel Tıp Hastanesi” onayı aldık. Bu, Türkiye’de bir ilktir. Geleneksel tıpta tezsiz yüksek lisans yapılacak tek üniversite Atatürk Üniversitesi’dir. Dünyanın da beslendiği gerçek tıp Doğu Türkistan kaynaklıdır. Biz de gerçek tıp nedir, bu yatırımlarımızla göstermek istiyoruz.
  7. Maalesef AB projelerinde yürütücü olamıyoruz. Yürütücü olabilen ülkelerden Romanya ve Polonya gibi ülkelerin projelerine 1 milyar Euro’ya kadar hibe veriliyor. Bizim de proje yapma kabiliyetimiz var. Başkan Mehmet Sekmen ile Romanya’ya gittik ve anlaşmalar yaptık. Proje ortağı olarak AB projelerini Erzurum’a çekmeye çalışıyoruz.
  8. Erzurum rakımıyla sporcular için doğal bir kamp alanıdır. Yüksek rakım sporcular için çok önemlidir. Konuya dair ilk defa bilimsel makale yayımladık. Bilimsel makaleden sonra Erzurum’a Avrupa’nın önemli takımları da koşa koşa gelecektir. Çünkü yüksek irtifada yapılan antrenmanların tesiri en az altı hafta sürüyor. Erzurum’da yaz kampı yapan takımların ilk haftalardaki yüksek puan ortalamalarını rahatlıkla gözlemleyebiliriz. Şampiyonlar Ligi takımlarının CEO’larıyla görüşeceğiz ve Erzurum’da turnuva yapılacağından kuşkum yok.
  9. Velhasıl Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Sağlık Bakanımızın, Sayın YÖK Başkanımızın desteğiyle Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen ile beraber Atatürk Üniversitesi olarak şehrimizi bilimin, kültürün, eğitimin ve sağlık turizminin uluslararası merkezi yapmaya kararlıyız.

MÜSİAD ERZURUM ŞUBE BAŞKANI ABDÜLKERİM KAVAZ: HIZLI TREN MALİYETİ SÖYLENDİĞİ GİBİ YÜKSEK DEĞİL

Program sonunda bilhassa hızlı trenin maliyeti konusunda bir açıklama yapan MÜSİAD Başkanı Abdülkerim Kavaz TCDD Bölge müdürlüğüyle de bu konuda görüştüklerini,

Sivas-Erzurum arası hızlı tren maliyetinin söylendiği gibi 50 milyar veya 100 milyar dolar olmadığını, yaklaşık 5 milyar dolar olduğunu öğrendiklerini söyledi. Karadeniz’e yapılacak hızlı tren hattının maliyetinin ise denizin doldurulması, tünellerin açılması gibi ekstra maliyetler nedeniyle 100 milyar doları bulduğunu, bir Erzurumlu olarak kamuoyunun doğru bilmesi için açıklamak durumunda kaldıklarını ifade etti. Erzurum’a gelecek hizmet algılarla ve yanlış bilgilerle ertelenmemelidir. MÜSİAD Başkanımız Kavaz’a teşekkür ediyoruz.

Son söz olarak şunu söyleyebilirim… EBB Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen ile AÜ Rektörümüz Prof.Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun uyumlu çalışması, gayretleri, yürüttükleri projeler sadece şehrimizin değil bölgemizin kalkınmasında ön açıcı olmaktadır. Başkan Sekmen’in tecrübesi; siyasette, bürokraside ve iş dünyasındaki iyi ilişkileri ile Ahmet hocamızın dünyadaki bilimsel gelişmeleri yakından takip etmesi, bilimsel yetkinliği, öngörüsü ve kararlılığı şehrimizin sanayileşmesinde, endüstri merkezi olmasında ve marka üretmesinde şehrimiz için büyük bir güçtür. Allah her iki kıymetli ismin gayretlerini mükafatlandırsın, Rabbim muvaffak eylesin. Ön açan, rehber olan, umutsuzluğu dağıtan başkanımız ve hocamız var olsun.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR