Büyük Çamlıca Camii Sergi Salonu, bugünlerde emeğin, altının ve sabrın izlerini barındıran müzehher bir mekâna dönüştü. Emel & Hüseyin Türkmen Sanatevi’nde tezhip eğitimi alan altmış iki müzehhibe, hocaları, tezhip ustası, Öğr. Gör. Emel Sönmezışık Türkmen’in rehberliğinde “Müzehher” isimli bir tezhip sergisi hazırladılar.

19 Ekim 2025 Pazar günü geleneksel sanatlarımızın önde gelen sanatkârlarının iştirakiyle açılışı yapılan sergide, her biri sabırla, zarafetle, ince bir zevkle hazırlanmış 172 tezhip çalışması sanatseverlerle buluştu.

Müzehher’in İlhamı: Altınla Açan Bir Rumi
Serginin adındaki “Müzehher”, Arapça kökenli bir kelime olup çiçek açmış, çiçeklerle bezenmiş anlamına geliyor. Emel Türkmen, 2017 yılında başladığı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Cilt Anasanat Dalı yüksek lisansında, 2020’de tamamladığı “Topkapı Sarayı Müzesi Hazine Koleksiyonundaki Süleymanname Eserinin Cildi ve Yeni Uygulamalar” konulu tezinde, daha önce fark edilmemiş bir rumi motifi tespit ettiğini belirtiyor. Bu yeni deseni hocalarına gösterdiğinde, daha önce görülmemiş bir rumiyle karşı karşıya oldukları ortaya çıkıyor. Türkmen, Lale dergisinde kaleme aldığı makalesinde bu rumiye bir isim önerisi sundu: Müzehher Rumi. Bugün serginin afişlerinde, davetiyelerinde yer alan desen, işte o Müzehher Rumi’nin güllerle tezyin edilmiş hâli olarak karşımızda duruyor.

Tezhip: Müzehher Bir Kalple Yürümek
“Müzehher” kelimesinin manasıyla örtüşen sergi, aslında tezhip sanatının ruhunu da ifade ediyor. Türkmen, bu ilhamı şöyle anlatıyor: “Tezhip sanatını öğrenmek müzehher bir kalp ile yürünen müzehher bir yoldur. Çiçeklerle bezenmiş bu yolculuk sabır, sebat, azim ve çalışkanlıkla tamamlanır.”
Altınla yoğrulan her motif hem estetiğin inceliğini hem de asliyet ve terkip şuuruyla bezeli aydınlık ruhların göz nurlarını yansıtıyor. Tezhip, sanatkârların avuçlarının içerisinde pafta patfa büyüyerek sadece kâğıdı değil, gönülleri de süsleyen; sabrı, emeği ve Hakk’ı arayışı sembolleştiren müstakil bir sanat dalı olarak sergideki kalem güzellerini şenlendiriyor.

Sergideki Çalışmalar ve Bezeme Unsurları
Sergide yer alan 172 eser, talebelerin uzun süreli gayretiyle hem klasik hem modern üslupların buluştuğu bir anlayışla hazırlandı. Sanatkârlar, tarihî vesikalardaki motif ve desenleri incelediler; dönemlerin üslubunu kavrayarak, çağdaş yorumlarla yeniden hayat verdiler. Böylelikle renkler, üslupların karakterine sadık kalınarak seçildi; kimi eserlerde ise modern tekniklerle yeni süsleme arayışları denendi.

Sergide yer alan eserlerde, Osmanlı’dan Safevî’ye, Timur’dan modern yorumlara uzanan zengin bir tezhip geleneğinin izleri görülüyor. Bu bağlamda 16. ve 17. yüzyıl Osmanlı İstanbul üslubunun zarif örnekleri arasında damla şikâf halkâr, Kare formunda şikâf halkâr ve daire formunda altın sulandırma halkâr dikkat çekiyor. II. Bayezid dönemine ait Türkmen üslubundaki koltuklu kıt’a formunda tezhip ve halkâr, bu geleneğe özgü güçlü bir ifade taşırken; 16. yüzyıl Safevî döneminin Herat üslubunu yansıtan mail kıt’a formundaki tezhip ve halkâr ise latif bir esettik timsali olarak öne çıkıyor.

Fatih Sultan Mehmed Han dönemi Saray Nakkaşhanesi tezhiplerinde görülen mekik, daire, sûre başı ve serlevha formlarındaki bezemeler, klasik Osmanlı Cihan Devleti tezyinat estetiğinin erken dönem inceliklerini yansıtırken Müzehher seçkisinde yer alan tarama çiçek örnekleri, kâinattan ilham alan motiflerin naif bir yorumu olarak Çamlıca’yı şenlendiriyor. Yine 16. yüzyıl İstanbul üslubuna ait padişah tuğralarının tezyinatı, kudretle zarafetin aynı zeminde buluştuğu nadide işler olarak karşımızda duruyor.

Osmanlı’nın özgün saz yolu üslubunu temsil eden farklı form ve yazılardaki tezhip ve halkârlar, sanatkârların gelenekle kurduğu derin ilişkiye atıf yapıyor. İş bu atıf, 14. ve 15. yüzyıl Timur dönemine ait Kalem-i Siyahi üslubunun etkileriyle birleştiğinde, kimi eserlerde modern tasarımlarla harmanlanarak muâsır bir hüviyete bürünüyor. 19. yüzyıl Türk Barok ve Rokoko tarzında görülen dikdörtgen, daire, sûre başı, oval ve kare formundaki tezyinatlar ise Batı etkisinin klasik üslupla âhenk içerisinde kaynaştığı bir dönemin hatırasını taşıyor.

Emel Türkmen’in Sanat Yolculuğu
Emel Türkmen’in sanat yolculuğu lise yıllarında başladı. 1998’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’nden mezun oldu. 1999 yılından itibaren çeşitli kurumlarda tezhip dersleri vermeye başladı.
2008’de kurduğu Altından Haleler Grubu ile 25 kadın öğrencisine icazet verdi. Muhatabımız bugün, farklı yaş ve mesleklerden 62 sanatkâr adayı ile 172 ödevlik Müzehher’i hazırlamanın heyecanını yaşıyor. Öğrenciler, el yapımı kâğıtlarla çalışarak hem klasik hem çağdaş teknikleri eserlerine yansıttılar.
Müşterek Sanat Yolculuğu
Sergide Emel Türkmen’e eşlik eden talebelerinin isimlerini zikretmekte fayda mülahaza ediyorum: Asya Yıldız, Aysun Savran, Ayşe Doğan, Ayşe Sultan Şahin, Ayşe Şanlıbayrak, Dilruba Yalçınkaya, Elif Kaplan, Elif Özülkü, Emine Örnek, Esra Sevim, Fatma Kayıkçı, Ferzan Memati, Feyza Aydın, Fikriye Cinci, Hacer Çakmaktaş, Hale Arvas, Hatice Gül, Hatice Özdemir, Hidayet Beyazıt, Hülya Koçak, Kevser Yazıcı, Leyla Usta, Lina Zaman, Merve Şirin, Meryem Bakış, Meryem Can, Mihriye Akgül, Nadide Sağlam, Nazıra Satarova, Nazlıhan Bozkurt, Necla Doğan, Nigar Mostajeran, Nimet Göker, Nur Kamadan, Nurdan Sayar, Özlem Arslan, Rabia Verâ Tepetam, Reyhan Yaman, Rümeysa Ervan, Rümeysa Özay, Sedef Bulut, Selma Durmuş, Sema Bunsuz, Serpil Bayındır, Sevde Yazıcıoğlu, Sülbiye Küçük, Sümeyra Başaran, Sümeyye Ata, Sümeyye Gündoğdu, Şeyda Aydın Balçın, Şeyma Apaydın, Şeyma Öztürk Kahraman, Şüheda Çoban, Tuğba Emrah, Yasemin Peşteli Erkuş, Yasemin Öncel, Zehra Altınşeker, Zehra İpek, Zeynep Nur Akaydın, Zeynep Demir, Zeynep İlgü ve Zeynep Kadriye Özkol.
Sanat yolunda emin adımlarla ilerleyen müzehhibelerin her biri eserlerine altınla yoğrulmuş sabrı, müzehher bir kalple nakşetmenin huzurunu yaşıyor.

Müzehher, 2 Kasım Pazar Gününe Kadar Ziyaretinizi Bekliyor
Örnek, müşterek bir sanat yolculuğu mahiyetindeki “Müzehher Tezhip Sergisi” 2 Kasım 2025 Pazar gününe kadar Büyük Çamlıca Camii Sergi Salonu’nda sanatseverlerin ziyaretini bekliyor.
İbrahim Ethem Gören – 30 Ekim 2025
Yazı No: 699

Teşekkür ederim sağol. Gayretin daim, hizmetin ind-i İlahiye makbul olsun.
Âmin. Var olunuz muhterem Talip Hocam.