Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Ersin Nazif GÜRDOĞAN
Ersin Nazif GÜRDOĞAN

Yetmiş iki milleti bir millet bilmek

Dünyanın her ülkesinde tartışılan, bütün ülkelerin benimsediği demokratik yönetimlerin, çok uzaklara gitmeyen, iki yüzyıllık bir tarihi vardır.

Demokratik toplumlarda eğitim farklılıklarıyla birlikte, gelir dengesizlikleri de büyük ölçüde giderilir. Demokratik yönetimler, insanlığın ortak etik ve hukuk ilkelerine dayanarak, özgürlüğe önem vermek zorundadırlar. Demokrasilerde yetmiş iki millete, bir millet gözüyle bakılmalıdır.

Demokratik yönetimlerin ortak noktasında, seçme ve seçil me hakkı kazanmış, sağduyu sahibi seçmenler vardır. Sağduyu ve çoğunluk, değersizlik ve ilkesizlikte birleşmez. Demokratik yönetimlerin dilleri gibi, ilkeleri de küreseldir. Yüzyılların için den süzülerek gelen demokratik ilkeler, hiçbir zaman bütün insanlığın birikimi olan, ortak değerlere savaş açamazlar.

Demokratik yönetim, gelişmeye açık, sürekli yenilenen bir süreçtir. Bir aşure tabağı gibi farklı soy, dil ve dinden insanları bir araya toplayan, Anadolu’nun geleceği, demokratik ilkelere göstereceği ilgiye bağlıdır. Kafkas ülkeleri gibi, onlarca farklı dilin konuşulduğu Anadolu’da, insanlara birikimini ortaya koyma hakkı verilmezse, zengin bir demokratik kültür oluşturulamaz.

Özgürlüğün sınırları ne kadar genişletilirse, demokratik kültür de o kadar zenginleşir. Özgürlük her alanda, özgünlüğün güvencesidir.

İlkeleri toplumun bütün kesimlerince, benimsenmiş demokratik toplumlar, açık yönetimlerdir. Dünyanın her yerinde açık yönetimler, kanun devletleri değil, hukuk devletleridir. Küre sel hukuk değerleriyle, yönetilen toplumlar, bir yandan zenginleşirken, bir yandan da denetilirler. Seçmenler tarafından denetilen yönetimler zenginleşirler, zenginleşen yönetimler de denetilirler. Seçenlerin seçilenlere güvenmeleri, denetime en gel değildir.

Demokratik yönetimler, bilimsel ve teknolojik alanlardaki gelişmelere, paralel olarak gelişirler. Nasıl yeni bir üründen, eski bir ürüne geri dönülmezse, açık bir demokratik yönetim den kapalı bir dayatmacı yönetime geri dönülmez. Demokratik yönetimler, sürekli kendilerini yenilemek zorunda olan yönetimlerdir. Her gün yeniden doğmayan, kendilerini sürekli yenilemeyen yönetimler, demokratik de olsalar, uzun ömürlü olamazlar.

Dünyada demokratik kültürünün zenginleşebilmesi, seçenlerle birlikte seçilenlerin, karşılıklı sevgi ve saygı içinde, bütün haksızlıklara karşı çıkmalarına bağlıdır. Haksızlıklar karşısın da susanlar, demokratik yönetimlere yeni açılımlar kazandıramazlar. Demokratik toplumlarda bütün seçmenlerin en başta gelen görevleri, toplumun bütün kesimleri için hayatı kolay aştırmaktır. Demokratik yönetimlerde, son sözü yönetenler değil, yönetilenler söyler.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR