Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Ersin Nazif GÜRDOĞAN
Ersin Nazif GÜRDOĞAN

Sürekli barış istemeyenler kesintisiz savaşların önüne geçemezler 

Nazif Gürdoğan 

Son yüzyıllarda arka arkaya gelen yerel ve küresel savaşlarla, barış isteyen insanların hayatları, hem anlamsızlaşıyor, hem değersizleşiyor. 

Ülkelerin birbirlerine bağımlı olduğu kare dünyada, savaş olmaz derken savaşlar birbirini izliyor. Güç kazanmada savaş her şeydir, savaş için her şey yapılır diyen Batı ülkeleri, dünyanın her yanında kan gölleri oluşturuyorlar. Filistin başta olmak üzere, bütün ülkelerde yaşlı, kadın, çocuk demeden büyük kıyımlar yapılıyor. 

İsrail Gazze’de, Amerika ve Rusya gibi, sivil asker ayrımı yapmadan, bütün yapıları yakma yıkma yolunu seçiyor. Aralarında hiçbir sorun olmayan insanların, birbirlerini öldürmeleri savaşların en dehşet verici yanını oluşturuyor. Değersiz  ve ilkesiz yöneticiler, konumlarını güçlendirmek için barıştan daha çok savaş isterler.

Ülkelerin savaş bağımlısı yöneticileri, insanları öldürme gücü olan savaşı, yaşatma gücü barışa tercih ederek, savaşların bedellerini bütün dünyaya ödetiyorlar. Savaşlar sorunları çözmezler karmaşık hale getirirler. Savaşlar kan ve gözyaşı dökülmesi yanında, büyük iç ve dış göçlere yol açarak, acıları ileri boyutlara taşırlar. 

Ülkelerin bilgisayar ortamında buluştuğu dünyada, her ülke silahlı güçlerinden önce, silahsız güçleriyle ayakta kalır. Ülkeleri “Savaş istiyorum öyleyse varım” diyen yönetenler değil, “Barış istiyorum öyleyse varım” diyen yönetilenler ayakta tutarlar. Yönetilenlerle kavga yüklü savaş bulutları, sevgi yüklü barış bulutlarına dönüşürler. 

Savaşlar cephelere gidenlere değil, gitmeyenlere kolay gelir. Bu yüzden savaş kararları alınırken, yönetenlerin oylarıyla birlikte, yönetilenlerin oylarına da yer verilirse, barışa giden yolların, ne kadar çok oldukları görülür. Sorumluluk taşıyan aydınlar, bütün ülkelerde barışa giden yolları genişletilerek, sürekli açık tutmaya çalışıyorlar.  

İnsanlık tarihi boyunca açıkca görüldüğü gibi, insanları öldürmede değil, yaşatmada yarışan ülkeler, barış dünyasının güvencesi olurlar.

Son yüzyıllarda arka arkaya gelen yerel ve küresel savaşlarla, barış isteyen insanların hayatları, hem anlamsızlaşıyor, hem değersizleşiyor. 

Ülkelerin birbirlerine bağımlı olduğu kare dünyada, savaş olmaz derken savaşlar birbirini izliyor. Güç kazanmada savaş her şeydir, savaş için her şey yapılır diyen Batı ülkeleri, dünyanın her yanında kan gölleri oluşturuyorlar. Filistin başta olmak üzere, bütün ülkelerde yaşlı, kadın, çocuk demeden büyük kıyımlar yapılıyor. 

İsrail Gazze’de, Amerika ve Rusya gibi, sivil asker ayrımı yapmadan, bütün yapıları yakma yıkma yolunu seçiyor. Aralarında hiçbir sorun olmayan insanların, birbirlerini öldürmeleri savaşların en dehşet verici yanını oluşturuyor. Değersiz  ve ilkesiz yöneticiler, konumlarını güçlendirmek için barıştan daha çok savaş isterler.

Ülkelerin savaş bağımlısı yöneticileri, insanları öldürme gücü olan savaşı, yaşatma gücü barışa tercih ederek, savaşların bedellerini bütün dünyaya ödetiyorlar. Savaşlar sorunları çözmezler karmaşık hale getirirler. Savaşlar kan ve gözyaşı dökülmesi yanında, büyük iç ve dış göçlere yol açarak, acıları ileri boyutlara taşırlar. 

Ülkelerin bilgisayar ortamında buluştuğu dünyada, her ülke silahlı güçlerinden önce, silahsız güçleriyle ayakta kalır. Ülkeleri “Savaş istiyorum öyleyse varım” diyen yönetenler değil, “Barış istiyorum öyleyse varım” diyen yönetilenler ayakta tutarlar. Yönetilenlerle kavga yüklü savaş bulutları, sevgi yüklü barış bulutlarına dönüşürler. 

Savaşlar cephelere gidenlere değil, gitmeyenlere kolay gelir. Bu yüzden savaş kararları alınırken, yönetenlerin oylarıyla birlikte, yönetilenlerin oylarına da yer verilirse, barışa giden yolların, ne kadar çok oldukları görülür. Sorumluluk taşıyan aydınlar, bütün ülkelerde barışa giden yolları genişletilerek, sürekli açık tutmaya çalışıyorlar.  

İnsanlık tarihi boyunca açıkca görüldüğü gibi, insanları öldürmede değil, yaşatmada yarışan ülkeler, barış dünyasının güvencesi olurlar.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR

12345678