Sitemiz köşe yazarı Dr. Göktan AY`ın, Prof. Dr. İsa ELİRİ 
(Kırıkkale Ü niversitesi, GSF Resim Bölümü Başkanı) ile yaptığı söyleşiye devam ediyoruz.
AY: Müzik Alanı  ‘Telif Hakları’ Konusunda  STK`lar Çalışıyor. Görsel Sanatlar Alanında da İlerleme Oldu mu? GESAM Hakkında Bilgi Verebilir misiniz?
ELİRİ: Evet haklısınız, yukarıda da söylediğim gibi Müzik alanında çok yol kat edildi.  O kadar ki, bugün neredeyse her birey cep telefonu kullanmaktadır. Telefonlarında kullanmasalar da var olan melodiler yada müzik eserleri sebebiyle özel tüketim vergisi adı altında küçükte olsa bir miktar Meslek birlikleri aracılığıyla sanatçılara pay ödemektedir. Yerel ve bölgesel radyolardan hatta kafeler müzikli restoranlardan bile sanatçılar adına pay almaktadırlar. Bizim alanımız gereği bu döngü pek kolay olmamaktadır. Bu gün Kültür ve Turizm Bakanlığımızın kuşat ruhsat verdiği 5 yıldızlı otellerde bile duvarlarda, odalarda çoğaltma  röprodüksiyonlar kopya eserler yer almaktadır. Bu ve benzer ihlal ve izinsiz kullanımlara haiz mağduriyetlerin henüz önüne geçebilmiş değiliz. GESAM`a gelince açılımı okurlarımıza katkı sağlasın  Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği`dir. Şahsım itibariyle neredeyse kurulduğu tarihten bu güne Gesam`ın önce ‘sanatçı üyesi’  olarak sonrasında bizzat ‘idari ve yönetim noktası’ v.b. her kademesinde görev aldım. Şu anda da Yönetim Kurulu Ü yesi ve Başkan vekilliği görevini yürütmekteyim.
AY: GESAM Hakkında Bilgi Alabilir Miyiz?
ELİRİ: GESAM (Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği)`nin kısaltılmış adıdır. Bu ad T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan düzenleme sonunda Bakanlar Kurulu`nca da tasdik edilmiştir.
KURULUŞ:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan çalışma çerçevesinde (Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği)  GESAM  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu`nun 2936 sayılı kanunla değişik 42.maddesi ile Fikir ve Sanat Eseri Meslek Birlikleri ve Federasyonu hakkındaki tüzük hükümleri uyarınca kurulmuştur. Merkezi Ankara`dadır. GESAM`ın 66 ilde de temsilcileri bulunmaktadır.
(Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği)  GESAM  11 Ağustos 1986 gün ve 19192 sayılı Resmî Gazete`de yayımlanan ‘Fikir ve Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği Tip Statü`ye uygun olarak ve Statü`nün Resmî Gazete`de yayımlandığı günü takiben 8 Eylül 1986`da kurucu üyelerinin Ankara`da Valiliğe başvurmasıyla tüzüğünün 3. maddesi gereğince tüzel kişilik kazanmış,  Yönetim Kurulu,  Haysiyet Kurulu,  Denetleme Kurulu  ve  Teknik Bilim Kurulu  Başkan ve Ü yeleri, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı`nın 26.11.1986 gün ve 49738 sayılı teklif yazıları üzerine, Bakanlar Kurulu`nun 08.12.1986 gün ve 86/11277 sayılı kararıyla, mevzuata göre,  yetkili organ olarak görevlendirilmiş bulunmaktadır.
GESAM ülkemizde güzel sanatlar sahasında 1986`da kurulan ilk Meslek Birliğidir. 2021 yılı itibarı ile 35 hizmet yılını başarı ile geride bırakan  GESAM, şu anda Türkiye`nin bu sahadaki tek resmî , yasal ve yetkili Meslek Birliğidir.
GESAM NE YAPAR?
GESAM,  üyelerinin yetki verdiği eserlerin telif haklarını takip eder, telif ücretlerini tahsil eder ve dağıtımını yapar.
GESAM`ın AMAÇLARI NELERDİR?
1- Ü yelerin telif haklarını korumak,
2-Telif hakları ile ilgili kanun, yönetmelik hazırlıklarında yetkililere yardım etmek, sanatçıların görüşlerini, düşüncelerini ilgili kuruluşlara bildirmek,
3- Telif haklarından doğacak uyuşmazlıklarda arabulucu olmak, problemlerin çözümüne yardım etmek, mahkemelerde gerekirse birlik avukatları vasıtası ile üyelerin davalarını takip etmek, toplanan telif ücretlerinin dağıtımına yardımcı olmak,
4- Türk sanatının ve kültürünün gelişmesine katkısı olacak faaliyetleri desteklemek, sanatçılara maddî ve manevî destekler sağlamak,
5- Devlet ile sanatçı ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunmak.
 
AY: Her Kişi, Mesleği Ne Olursa Olsun Resim Yapabilir mi? ‘Yetenek Gerek’ Derseniz,  ‘Ne gibi?’ Sorusuna Nasıl Cevap Verirsiniz?
ELİRİ: Tabi kî herkes resim yapabilir. Lakin herkes ‘sanatçı’ olamaz. Ressam gördüğünü yapar. Oysa sanatçı gördüğünün yanı sıra, kendi öznesinde yer alan birikimlerle birlikte, sezgisel ve hissel duyumları estetik formlarla nesneye aksettirir. His ve sezgilerin estetik ile harmanlanması eseri, yani sanatçının üslubu ve tarzının tecellisi nesnel eseri oluşturur. Bilirsiniz bu süreçsancılı bir süreçtir. 
Sanat insanla nesnel gerçekler arasındaki estetik ilişki olarak tariflenir. Tüm bunlara rağmen öyle doğuştan yetenekli kişilikler vardır ki, onlar Allah vergisi doğuştan sanatçıdır. Bu mahiyette yerli ve yabancı çok sayıda örnek verilebilir. Çalışarak, disiplinli bir programla evet herkes resim yapabilir. Resim aynı zamanda matematik, fizik, kimya ve biyolojidir. Kuralları vardır bunlar öğretildiğinde ve resim tekniğine uyarlandığında tabi ki herkes resim yapar. Lakin ancak analitik ön yapıda yer alan unsurları çözümler. Zaten sanatçı olabilmesi arka plana geçebilmesi, mana boyutunda ona  bir kimlik yüklemesiyle gerçekleşir ki herkes buna vakıf olamaz.
AY: Ressam`lık Kazançlı Bir Meslek mi?
ELİRİ: Kısaca zaman zaman toplumsal, sosyal ekonomik, psikolojik siyasi nedenlerle değişkenlik gösterse de, bu soruya evet deyip biraz açmak isterim bunu. Sanat eğitimi alan okurlarımızın heyecanını ve şevklerini de kırmak istemem.  İşinizi iyi yaparsanız ve inanırsanız emin olun uğraşlarınız ve gayretleriniz bu kapsamda  karşılık bulmaktadır. Resim sanatı ekonomiyle var olan bir yapıdır. Bu üreten sanatçı içinde böyledir, aracı galericiler içinde ve alıcı, kolleksiyoner içinde önemlidir. Bu sebeple ekonomik göstergeleri üst seviyede toplumlarda, sanatın arzu edilen noktaya gelmesi ve üreten sanatçının fikri ve fiziki üretimi çerçevesinde ortaya çıkan eserinin karşılığını maddi ve manevi olarak alması daha da karşılık bulmaktadır.Ayrıca sanat eseri alma, bulundurma ve hediye etme farklı bir kültürel yapıdır. Toplumda bu kültür oluştukça, pekiştikçe sanatçıya ve sanat eserine yönelim artacak ve buna bağlı olarak  ressamların kazancı da bu doğrultuda çoğalacaktır. Kastedilen günümüz şartlarında ise tabi ki zor bir süreçten geçmektedir sanatçılar. O yüzden ‘sanata ve sanatçıya mutlaka devlet desteği şarttır’ noktasında ısrarcıyım. Atatürk`ün ifadesiyle ‘Köklü kültür temelleri üzerine inşa edilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sosyal devlet politikaları çerçevesinde sanat ve sanatçılarına mutlaka maddi ve manevi destek sağlamalıdır.’  Yoksa sanatçı sermayeye ve finansa yönünü dönerek özgünlük ve estetikten uzaklaşarak hem sanatın hem de kendi tekrarının esiri olur. Gerçek sanatçı işine aşıktır eser satmasa da severek üretmeye devam eder. Bilirsiniz bir çok ressam yaşarken ser sefil yokluklar içerisinde ömürlerini tamamlamışlardır. Tabi ki ekonomiyi düşünmeden sorun etmeden üretseler inanın dünya daha bir güzel olur ve renklenir. Olmasa da üretimden resim yapmaktan vaz geçecek değiliz. Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki ‘sanat aynı zamanda bir özgürlük ve haz’ alanıdır. Bunu meslek olarak seçtiğinizde herşey renkleniyor. Bakın, yanılmıyorsam bir boya firmasının ‘rengi hayattan çekin alın geriye ne kalır’ diye bir reklam filmi sloganı vardı. Ben daha geniş bir ifadeyle konuya yaklaşıp diyorum ki ‘SANATI yaşamdan çekip alın bakın geride ne ve neler kalıyor.’ Moda bir sanattır çekip aldığınızda   eğer amaç  giyinmek, örtünmekse insan bunu yapabilir çuvalla da yaprakla da, mimari tasarım bir sanattır. Çekin alın bakın geriye ne kalıyor. Amaçbarınmaksa insan mağarada da, ağaçkovuğunda da barınır. Yemek bile sanattır. Amaçkarın doyurmaksa insan bir şekilde doyar. Ama gastronomi bir sanattır. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Sonuçitibariyle insan yaşamından sanatı çekip alırsanız geriye sadece zorunlu yaşamsal ihtiyaçlarını tedarik eden ve bunun için yaşayan bir varlık kalır. Sadece bunun için bile sanat şarttır.
Devam edecek;

YORUMLAR