16Tüm Modernize edilmiş kalıpların yanı sıra ben bugün sizlere biraz olsun Nebevi yöntemden bahsetmek istiyorum. Aydınlık ferah bir dokunuş, Nebevi yöntem sınırları sevgiyle çizmekte.
Öğretici ama kırıcı olmayan bir disiplini içermektedir. Ebeveynlikte denge kurmak oldukça önemli biliyoruz sevgiyle disiplini, özgürlükle sorumluluğu harmanlayabilme sanatı diyoruz denge ilişkisi konuşulduğunda ve bu hassas dengeyi kurmak hem dünyada hem ahirette hayırlı evlatlar yetiştirmenin yoludur. Zaman değişse de değerler her zaman sabit aslında modernize hayata yönelmek değiştirmeye çalışmak ne yazık ki özünü kaybetmek demek oluyor Peygamber Efendimizin ‘sav’ aile hayatı ve çocuklarla ilişkisi, adeta bir rahmet pusulası. Bu pusula çocuklara sadece kuralları öğreten değil, değerleri beraberinde aktarır. Kuran ve sünnet ekseninde şekillenen bu eğitim anlayışı, çocuğun sadece başarılarını değil ahlaki gelişimini de önemser. Anne-baba olarak sabrı, hoşgörüyü, affediciliği önce kendimiz yaşar, sonra çocuklarımıza aktarırız. Bu yönüyle nebevi model, sadece çocuk eğitimi değil, aynı zamanda kendini terbiye etme yolculuğudur. Her çağın kendine özgü zorlukları olabilir fakat rahmetin rehberliği evrenseldir. Zamanın ruhu ne kadar değişirse değişsin, Nebevî aile modelinden alınacak dersler eskimez. Peygamberlerin aile içindeki tutumları, çocuklarına karşı gösterdikleri sevgi, sabır ve rehberlik davranışları bizler için eşsiz dersler barındırır. Peygamber Efendimiz ‘sav’ aile yaşantısında dengeyi en güzel kuran insandır. Peygamber efendimiz Merhamet etmeyene merhamet edilmez. Düşüncesiyle tavır geliştirmiştir. Asr-ı Saadet’te ebeveynlik anlayışı, ne baskıcı ne de sınırsız özgürlükçü bir yapıya sahiptir. Kızlarıyla kurduğu ilişki Hz. Fatıma’ya olan sevgisi ve saygısı, onun çocuklarına verdiği değeri gösterir. Hz. Fatıma içeri girdiğinde Peygamberimizin ayağa kalkması onu karşılaması ve yanına oturtturması ona olan saygısını sevgisini belirten en güzel örnek bizlere.
Peygamberimiz ile ilgili yaşanan en güzel bir başka örnek kuşu ölen çocuğun evine kadar başsağlığına gitmesi çocuklara karşı nasıl hassas olduğunu, bir başka çocuğun ise ezan kelimelerini değiştirerek alay konusu yapmasına karşılık çocuğa yaklaşıp “Sesin ne kadar güzel ne kadar güzel okudun sen bu ezanı,” diyerek kırmadan incitmeden düşündürmesi o çocuğun o dönemin en iyi müezzinlerinden olmasına vesile oluyor. Bu davranışı çocuklara değer vermenin ve sevgi göstermenin bir örneklerindendir.
Çocuklara yaklaşımında asla kırıcı, azarlayıcı ya da baskıcı olmamış onları birey olarak görmüş, değer vermiş Hasan ve Hüseyin ile oynarken yere eğilmiş, onları sırtına alarak sevmiş ve toplumun “çocuklara fazla ilgi”yi yadırgadığı bir ortamda bu sevgiyi aleni şekilde sergilemiştir. Tüm bu sevgi dolu davranışlarının yanında, çocuklarına sorumluluk da yüklemiş İslam’ın ahlaki değerlerini öğretip onları bilinçli bireyler olarak yetiştirirmiş. Bu, tam anlamıyla bir denge örneğidir. Peygamberlerin yaşamlarında gördüğümüz aile içi iletişim ve ebeveynlik tarzı günümüz anne babaları için rehber niteliğinde. Onlar sevgiyle şefkati, disiplinle rehberliği dengelemiş, evlatlarına hem bu dünyada hem de ahirette faydalı olacak bir eğitim sunmuşlardır. Bizler de aile yaşantımızda bu dengeyi kurmaya çalışmalı, çocuklarımıza sadece maddi değil, manevi yönden de destek olmalıyız. Çünkü dengeyle büyüyen bir çocuk, hem kendine hem çevresine hayırlı bir birey olur. Ayrıca ebeveynlerin birbirleriyle kurdukları ilişki de bu dengeyi doğrudan etkiler. Sağlıklı bir iletişim içinde olan anne ve baba, çocuklarına tutarlı mesajlar verir ve güvenli bir aile ortamı sağlar. Çocuğun gözünde ebeveynlerin birbiriyle uyum içinde olması, hem disiplin hem de sevgi konularında örnek bir model oluşturur. Günümüzde teknoloji, bireysellik ve hız çağında aile ilişkileri zayıflarken Asr-ı Saadet’in bu örnekleri, bize yeniden inşa edilecek bir sevgi medeniyetinin anahtarlarını sunmaktadır. Unutmamak gerekir ki güçlü bireyler güçlü ailelerden, güçlü aileler ise sahih bir iman ve ahlak anlayışından doğar.

YORUMLAR