Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Mehmet Cangir
Mehmet Cangir

İsrail tüm dünyayı aşağıladı

7 Ekim insanlık tarihi için bir utanç ve milattır. Bazıları bunu Amerika’nın 12 Eylül’ü gibi değerlendirmelerde bulunuyor. Asla mukayese edilemeyecek iki ayrı, birbirleriyle örtüşmeyen, tamamen farklı olaylardır. Biri siyonistlerin bir senaryosu; diğeri ise siyonistlerin iki yıl aralıksız sürdürdüğü, asker-sivil ayrımı gözetmeksizin cami, okul, hastane, yol, fırın gibi tüm yaşam alanlarını yok eden ve katliama dönüşen insanlık tarihinin en büyük soykırımıdır.

Küresel siyonist çete Gazze’de Hamas’ın birkaç İsrail vatandaşını kaçırmasını fırsat bilerek tam iki yıl boyunca aralıksız Gazze’yi bombalamış; çoluk çocuk, yaşlı, kadın, hasta demeden gece gündüz yağmalamış. Gazze’yi yerle bir ederek yeryüzünde görülmemiş, doktrinel, periyodik ve sistematik bir soykırım uygulamış; maddi ve manevi işkence yapmış ve hâlâ aralıksız bütün şiddetiyle devam ediyor.

İnsanlık için 7 Ekim bir milattır. İnsanlık, asla unutmayacağımız hâlen devam eden bir soykırımla karşı karşıyadır. Bu soykırım, biz unutsak dahi kendini unutturmaz. Bütün dünya siyonist iletişim merkezleri gece gündüz çalışsalar bile bunu asla unutturamazlar. Zira hakikatin kendisini muhafaza etme gibi bir kabiliyeti vardır. Üzerini örtseler bile bir gün gelir kendini unutturur gibi yapar ama birden bir yerden ortaya çıkar.

Bu soykırımın planlayıcıları siyonist Yahudilerdir. Netanyahu ya da başka biri fark etmez. ABD başkanının kim olduğu da önemli değil. ABD, soykırımın uygulayıcısı, destekçisi ve kurucusudur. Her türlü maddi ve manevi yardımı yapmıştır. İsrail’in yapacağı katliamı, soykırımı korumak ve desteklemek için savaş gemilerini aynı gece Akdeniz’e göndermiş; savaş için alarm durumuna geçmişlerdir. İsrail’in elinde atom bombası olduğu iddiasıyla arkasında ABD’nin Akdeniz’deki savaş gemileri korunmuş; İsrail de rahat bir şekilde soykırımını sistematik biçimde sürdürmüştür. ABD’nin açık desteği olmasaydı savaş bu şekilde uzamaz, soykırım yapılamazdı.

Akdeniz’e gelen savaş gemileri arkasını siyonist küresel çetelere çevirip yüzünü Arap-İslam ülkelerine çevirmiş; savaş vaziyetine geçerek tüm devletlere açık bir mesaj vermiştir. Bu kadar yol alıp burada demir atmış ve doğrudan savaşın bir parçası olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bununla kalmayıp Lübnan’a, Hizbullah’a, Yemen’e, Suriye’ye, İran’a saldırmış; doğrudan iç işlerine karışarak savaşı genişletmiş ve bölgede geçici olmadığını açıkça göstermiştir. ABD, bölgede kalıcı olduğunu tüm Arap ülkelerinde büyük üsler, limanlar ve askeri alanlara el koyarak göstermiştir. Dünyaya ABD’nin tek güç olduğunu kabul ettirmiştir. Hiçbir ülke ABD’yi ve küresel çeteyi karşısına almak istememiş; tüm ülkeler yapılan soykırıma sessiz kalarak soykırımı onamışlardır. Küresel siyonist çete iktidarına ortak olmak istememiş, kimseyle temas etmemiş, kimseyi adam yerine koymamıştır. Dünyanın tek egemen gücü olduğunu ve istediği her şeyi yapabileceğini göstermişlerdir.

Siyonist küresel emperyal güç tüm dünyayı aşağılamış, küçümsemiş, kendince had bildirmiştir. İnsanlık hiç bu kadar acziyet içinde olmamıştır.

Dünya çaresiz değildir; fakat esaret ve acziyet içinde sessiz kalarak yapılan katliamların artarak devam etmesini sağlamışlardır. Siyonistlerin yaptıkları katliam ve soykırım onlara bir şey kazandırmamış; daha da kökleşip azgınlaşmış gibi görünmektedirler. Hamas’ın elindeki rehineleri iki yıl boyunca gece gündüz, kadın-erkek, çoluk-çocuk demeden bombalamışlar; hiçbirini geri alamamışlardır. Hani yapılan bombaların amacı rehine kurtarmaktı; amaç buysa amaçlarına ulaşamamışlardır. Hamas’ın askeri varlığına da çok önemli bir zarar verememişler ki rehineleri kurtaramamışlardır. Askeri büyük bir zarar vermiş olsalardı iki yıldan bu yana rehineler kurtarılırdı.

Kassam Tugayları, İslam Cihadı ve diğer örgütlerin askeri varlığı devam ediyor ki Türkiye, Mısır ve Katar gibi ülkeler rehinelerin kurtarılması ve sözde bir barış anlaşması sağlanması bahanesiyle İsrail’e daha rahat hareket etme zamanı kazandırmak istiyor. Gazze’deki askeri varlık ayakta ve direnebiliyor. Hamas direnişçilerine hiçbir yardımda bulunmayan Arap devletlerini yanına alan ABD baskısıyla Türkiye’yi de yanına alarak barışa zorluyorlar. Dünyada hiçbir desteği olmayan bu insanlar nasıl direnebiliyor?

Küresel çete bütün bombalama ve katliamlara rağmen amacına ulaşamamıştır. Bu amaca ulaşmak için ABD’nin başlattığı barış görüşmelerine Hamas tam da beklemedikleri bir şekilde evet diyerek yine çaresiz bırakılmıştır. Siyonist çete bu kadar katliam ve soykırımla tüm dünyada büyük bir nefret ve tepki uyandırdı. Bu nefret ve tepkiye rağmen katliamlarına devam ediyor; barış görüşmeleri sürerken bile bombalamaya ve temel gıdadan ilaç teminine kadar engellemeye devam ediyor.

Bu kadar tepkiye karşı tepkisiz kalmak bir güç gösterisi midir yoksa Amerika’ya duyulan sonsuz bir güven midir? Bu güç kendisini şu anda alternatifsiz zannediyor. Siyonist güç savaşla katliamla elde edemediklerini dostlarının baskısıyla göstermelik bir barış anlaşmasıyla, katliamla yapamadıklarını dostlarının baskısıyla bölgeyi göstermelik bir ihya ile yeniden dizayn ederek kendi adamlarıyla yönetilmesini sağlayıp Abbas gibi külfetsiz, masrafsız, sorunsuz, askersiz bir idare kurmak istiyor.

Bu sebeple üretilen çözümsüzlüğe çare olarak sunulan barış ve ateşkese Filistinliler sarılıyor. Barış ve ateşkes, yıkılan Gazze için bir çıkış yolu gibi gözükse de İsrail için aynı şeyi ifade etmiyor. İsrail’i dize getirecek tek şey silahlı bir güçtür. İsrail, Filistinsiz bir dünyada daha rahat edeceklerini düşünüyor. Filistinlileri huzurlarını bozan yaratıklar gibi görüyorlar. Filistinlilerin de insan olduğunu ancak burnu sürtüldüğünde anlayacaklarını zannediyorlar. Empati beklememek gerekir çünkü kendilerini insan siluetinden uzak yaratıklar olarak görüyorum. İnsan olsalardı düşman olsa bile bu zulmü reva görmezlerdi. İnsan insana böyle zulüm yapmaz. İsrail’in mesajı tek bir şey: Buradan kaçamazsınız, sizi yok ederiz. Burası onların evi yurtlarıdır ve başka gidecek yer gösterememektedirler.

Arabulucuların faydası olanlar olduğu gibi zararı olanlar da var. Biz bu durumda yapılan her şeyi iyi niyetle atılmış önemli bir adım olarak değerlendiremeyiz. Allah iyi niyetle atılan her türlü çaba ve gayretten razı olsun.

İsrail her seferinde Filistinlilere diyor ki dünyada İsrail’i karşısına alacak bir güç yoktur ve hiçbir ülke yardımınıza gelemez. Aylarca büyük bir beklenti oluşturulmuştu sonuçta İsrail buna engel olarak onarılmaz bir hayal kırıklığına sebep oldu. Bu propaganda oradaki mazlum halkta büyük bir hayal kırıklığı, ümitsizlik, çaresizlik ve yılgınlık yaratmaktadır. Silaha yine silahla karşılık verilir. Silahtan başka bir araçla mücadele edilirse düşmanın insafına kalınır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR

1234