İsrail 7 Ekim’den bu yana gece gündüz demeden Gazze’yi bombalayarak yerle bir etti, taş üstünde taş, gövde üzerinde baş bırakmadı. Çoluk çocuk, kadın erkek, hasta yaşlı demeden herkesi Hamas kabul edip yok etmeye, iradelerini kırıp teslim almaya çalıştılar. Filistinliler açlığa, susuzluğa, hastalığa, ilaçsızlığa, cenazelerini dahi kaldıramadan evlerini terk etmeye zorlanmış; bir kuzeye, başka bir zaman güneye deyip sürüler halinde gönderilmiş; birçoğu hâlâ enkaz altında çıkarılmayı bekliyor.
Her türlü acıya rağmen direndiler, her şeyini kaybettiler ama iradelerini kaybetmediler. Dünyanın en yüksek teknik silah ve teçhizatına sahip İsrail, tüm Siyonist, Yahudi ve Arap devletlerinin her türlü desteğine rağmen yıkmaktan, öldürmekten, soykırım ve katliamlardan başka eline hiç bir şey geçmedi. Sadece öldürdükleri siviller, yaşlı erkek ve kadınlar ile hasta ve bıraktıkları yaralılar kaldı. Filistinliler her şeylerini kaybettiler; peki İsrail kazandı mı, kazandıysa ne kazandı?
İnsanlar bunu tarih ve gelecek nesillere sormaz mı? İnsanlar bu soykırımı, katliamı unutmaz, unutturamazlar; unutturmaya kalksalar güçleri yetmez, tarih unutmaz.
Bütün dünya Yahudilerinin elinde katliam ve soykırımın kanı izi ilelebet, bir daha hiç bir zaman silinmeyecek şekilde kana bulaşmıştır. Bütün Siyonist Yahudiler ne yapsalar, ne kadar iletişimi kontrol etseler bile bunu silmeye güçleri yetmeyecektir. Yüzyıllar sürse bile bu dünyanın gözü önünde yaptıkları katliamın, soykırımın üstünü örtemezler. Ne kadar basını kontrol ederlerse etsinler, bu kadarına güçleri yetmeyeceğinden birbirlerine düşerek, birbirlerini yiyeceklerdir. Çünkü karşılarında duracak Gazzelilerden başka bir güç yok.
Gazzeliler de perişan ve bir daha kendilerine gelemeyecek kadar gücü dışına itildiler diğer Müslüman devletler tarafından. Sonuç: perişan edilmiş bir millet ve hiçbir şey eline geçmemiş katil bir devlet.
Artık Ortadoğu’da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak; İsrail de eskisi gibi olmayacak, kendisi de yıpranmış, içeride ve dışarıda güç kaybetmiş bir devlettir. İki yıl boyunca gece gündüz demeden havadan bombaladığı, tamamen enkaza çevirdiği Gazze’de hiçbir şey elde edemeden Hamas’a hiçbir istediğini dikte edememiştir. Okul, hastane, fırın, çeşme, yol, köprü demeden her şeyi yıkmış; hayatla irtibatlı her şeyi yok etmiş, tüm hayat belirtilerini ortadan kaldırmıştır. Sonuç olarak hiçbir şey elde edemeden çekilmek zorunda kalmıştır.
Hamas askeri güç olarak tüm varlığını devam ettiriyor. Savaşın başından beri hiç bir rehineyi kurtaramamış veya kurtarmamıştır. Her ikisi de bir devlet için çok riskli; tamamen zayıflık ve devlet zaafiyetidir. Ne olursa olsun vatandaşlarının güvenliğini koruyamamıştır. İsrail de vatandaşı için güvenilir olmayan bir yer olarak algı oluşmuştur.
Tüm İsrail vatandaşları; hâli vakti yerinde olanlar başka ülkelere göç etmiştir. Buna karşılık gece gündüz bombaladıkları Gazze’de zorunluluklar dışında hiçbir Filistinli topraklarını, vatanını terk etmemiş, ölümüne topraklarını savunmuştur. Demektir ki İsrail, yaptığı katliamlara karşılık Gazze’de başarılı olamamış; sadece Gazze’yi yakıp yıkmıştır. Gazze’nin yıkılması bir başarı mıdır?
Askeri bakımdan bir başarı olsa bile her askeri hareketin siyasi, sosyal, coğrafi sonuçları vardır. Askeri hareketin diğer sonuçları sağlanamadığı için Filistinlileri istedikleri gibi teslim alamamışlardır. Ekonomik ve sosyal plan eksik kalmış, başarısız olmuştur. Küresel emperyal çete Gazze’yi işgal edip yeni dünya düzeninin Ortadoğu vitrini olarak dizayn etmekten başarısız olmuştur. Yerlerinden, yurtlarından, evlerinden sürülen Filistinliler dönünce binlerce sorunla baş başa kalacaklardır. Bu soykırım sadece bir soykırım değildir.
Yüzyıllardır biriktirdikleri tüm servetleri, hayallerini, emeklerini, anılarını bir seferde kaybettirdiler. Geri dönenler evlerinin enkaz halindeki yerlerini dahi tespit edemedi. Bırakın eşyalarını, evlerinin içindekileri bir tarafa, arsalarının yerlerini tespit edemediler. Bombalanan sadece maddi yerler değildi; parçalanan sadece cesetler, evler değil; tüm tarihleri, hayalleri, maddi ve manevi birikimleri yok olmuş, enkaz altında kalmıştır. İsrail’in de tam da yapmak istediği buydu; yoksa açıkladıkları gibi Hamas’ı yok etmek değildi.
Tüm Gazze’nin yok edilmesinin, yıkılmasının başka bir izahı olamaz. Bin yıldır oradaki tüm hayat izlerini silmek, yeniden yeni dünya düzeninin Ortadoğu’daki küçük İsrail’inin parçası haline getirmektir asıl hedef. Küresel çete bu bakımdan da başarılı olamamış; uluslararası düzenden Amerika’dan başka yanında hiç kimse durmamış, iyice yalnızlaşmıştır.
Yaptıkları soykırım ve katliamlardan, yakıp yıkmaktan başka hiç bir şey eline geçmemiş; dünyada da giderek yalnızlaşmıştır. Amerika imdadına yetişecek ateşkesi bir barış şov halinde sunsa da, yakın Arap dostları dahi çok sıcak bakmamışlardır. Amerika’dan başka tüm dünya yapılanların bir katliam ve soykırım olduğunu kabul etmiş, İsrail’i lanetlemiştir.

YORUMLAR