Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Ersin Nazif GÜRDOĞAN
Ersin Nazif GÜRDOĞAN

Doğu’nun sorunları Batı’nın çözümlerinden kaynaklanır

Batı dünyası için Goethe ne kadar önemli ise, Doğu dünyası için de Mevlana o kadar önemlidir. Doğu Batı’yı yok saymaz, Batı’nın köklerine inerek, Doğu’daki Batı’yı bulur. Dünyadaki her şehirde bir Doğu, bir Batı vardır. Batı’yı arayan Batı’yı, Doğu’yu arayan Doğu’yu bulur. Doğu’yla Batı’nın birbirine karıştığı düz kare dünyada, Doğu’da ya da Batı’da olmak belirleyici değildir. Belirleyici olan, her ikisinin köklerini oluşturan ortak referanslardır. 

Tarihi boyunca Doğu’dan Batı’ya giden Türkler, iki yüzyıldan beri Doğu’daki Batı’yı Batı’daki Doğu’yu arıyorlar. Ancak Türkiye, Doğu ve Batı ağacının köklerinden daha çok, dallarına odaklandığı için, beklediği meyvaları elde edememektedir. Türkiye’nin ağacı, Doğu’daki  ve Batı’daki ağaçlarla aynıdır, aralarında bir fark yoktur. Ancak Paris’te meyva veren ağaç, Ankara’da meyva vermemiştir. Ağaçlar topraklarına göre meyva verirler. Ankara’nın ağacı toprağından uzaklaşmıştır.

Doğu ve Batı ağacını, toprağında hem Mevlana’yı hem Goethe’yi buluşturan, kutsal kültürün değerleridir. Öncü bilgeler Kudüs gibi hem Doğu’lu hem de Batı’lıdır. Onların bütün insanlığı kucaklayan, düşünce ve eylem dünyalarında ya Doğu ya da Batı yoktur hem Doğu hem de Batı vardır. Nasıl akıl gönülden, gönül akıldan ayrılmazsa, Batı Doğu’dan, Doğu Batı’dan ayrılmaz. Doğu çember üzerindeki bir nokta gibi, hem en başta hem de en sondadır.

Dünya Doğu ve Batı arasındaki farkı bir kenara bırakıp, Doğu Batı’dır, Batı Doğu’dur derse, Doğu’nun ve Batı’nın köklerindeki birliği ve bütünlüğü görecektir, bilecektir, olacaktır. Doğu ve Batı Goethe’nin ve Mevlana’nın divanlarındaki eşsiz şiirlere benzerler. Onlar hem bilinir hem bilinmez oldukları gibi, hem susarlar hem konuşurlar. Onların hem gizli, hem açık, hem susan, hem konuşan, çağrılarına kulak verenler, birbirleriyle hiçbir alanda savaşmazlar.

Dünyada bir şehir yalnızca Doğu, yalnızca Batı derse hem Doğu’yu hem Batı’yı yitirdiği gibi, bütün dünyayı kan gölüne dönüştürür. Savaşlar yüzyılında hem Doğu hem de Batı, insanlık ağacının dalları için savaşmayı bırakıp, ağacın köklerine inmezlerse, ağacın uğruna savaşılacak hiçbir dalı kalmayacaktır. Savaşlarda ağacın yalnızca dalları değil, gövdesi de büyük yaralar almıştır. Ağaca zarar verenler, zararın kendilerine katlanarak, döndüğünü görmeyenlerdir. 

Doğu ve Batı Selçuk kartalı gibi, tek bedenli olmalarına karşılık, iki kafalıdırlar. Onlar tek bedenli olduklarını unutur ve birbirleriyle savaşırlarsa, birbirlerinden önce kendilerini öldürürler. Dünyada Doğu ve Batı bir aradadır. Doğu Batıyı bilene Doğu’dur, Batı Doğu’yu bilene Batı’dır. Dünyanın hiçbir şehrinde Doğu’suz Batı, Batı’sız Doğu olmaz. Doğu’yu öldürmeyen Batı’nın, Doğu’yu güçlü kıldığı gibi, Bat’ıyı öldürmeyen Doğu da, Batı’yı güçlü kılar. 

Şehirlerde senteze ulaşmada, tez antiteziyle birliktedir. 

İnsanların kendi Doğu’ları, kendi Batı’ları vardır. 

İnsanın derdi Batı’dandır, ilacı Doğu’dadır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR