Torino deplasmanının zorluğu bilinir. Hele karşınızda Juventus varsa… Cebinizde ilk maçtan gelen avantaj da olsa o statta hiçbir maç kolay oynanmaz. Galatasaray bunu yaşayarak öğrendi. Tur geldi ama gece, bir kutlamadan çok ders niteliğindeydi.
Juventus maça planlı başladı. Set hücumlarında sağ koridoru zorladılar, bire birleri kovaladılar. Asıl kırılma ise geçişlerde oldu. Kenan Yıldız merkezden yaptığı koşularla bloklar arasını açtı. Savunma dengesi bozuldu, ikinci toplar toplanamadı. Galatasaray ilk yarıda üretken değildi ama en azından dengeliydi. 1-0’lık skor bu yüzden makuldü; oyunda kalmayı sağlıyordu.
Kağıt üzerinde ideal görünen kadronun sahadaki karşılığı ise pas kalitesi açısından eksikti. Oyunu sakinleştirecek, yön değiştirecek, tempoyu ayarlayacak bir “pas aklı” çıkmadı sahneye. Top ileri gitti, geri döndü. Yerleşik hücumda sabır yoktu, geçişte bağlantı yoktu. Victor Osimhen bireysel çabasıyla tehdit yarattı ama beslenemedi.
İkinci yarının başında gelen kırmızı kart, ibreyi tamamen Galatasaray’a çevirmiş gibiydi. Fakat futbolun temel gerçeği bir kez daha hatırlattı kendini: Sayısal üstünlük, zihinsel üstünlükle desteklenmezse anlamını yitirir. On kişi kalan Juventus geri çekilmedi; tempoyu artırdı, tribünü arkasına aldı ve iki gol buldu. Bir an için turun kayabileceği hissi oluştu.
Galatasaray’ın problemi burada başladı: Fazla oynamayı yönetemedi. Topu tutmak yerine acele etti. Savunma yapmak yerine panik yaptı. Bloklar arası mesafe açıldı, ikinci toplar kaybedildi. Oysa birkaç doğru tercih, maçı erkenden bitirebilirdi. Avrupa seviyesinde bu detaylar fark yaratır.
Ve tam kırılma anında iki isim sahneye çıktı. Barış Alper, eşleşmenin tamamına yayılan fizik gücü ve cesaretiyle takımı ayakta tuttu. Osimhen ise uzatmada attığı golle yalnız skoru değil psikolojiyi de değiştirdi. Büyük forvet sadece bitirici değildir; zor anlarda sorumluluk alandır. Osimhen bunu yaptı.
Son düdükle birlikte tablo netti: Bu tur taktik üstünlükle değil, karakterle kazanıldı. Ancak Avrupa’da bir üst seviyede yalnız karakter yetmez. Oyun kontrolü, tempo yönetimi ve panik anlarını sakinlikle aşma becerisi şart.
Sırada muhtemel olarak Tottenham Hotspur ya da Liverpool var. Bu seviyede bir kişi fazlayken paniğe kapılma lüksünüz olmaz. Fizik gücü ve geçiş oyunu önemli bir koz; ancak büyük takımlar karşısında asıl belirleyici olan zihinsel dayanıklılık ve oyun aklıdır.
Torino gecesi turu getirdi.
Ama asıl kazanç, verilen mesajdı:
Avrupa’da ayakta kalmak için sadece yürek değil, kontrol de gerekir.

YORUMLAR