Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp

Pratik teoriyi terbiye eder.

Bu hafta sonu Selçuk Şirin’in Yetişin Çocuklar kitabını inceleme şansı

Bu hafta sonu Selçuk Şirin’in Yetişin Çocuklar kitabını inceleme şansı yakaladık ve orda; Pratik, teoriyi terbiye eder cümlesi hangi ergumanın izinden gideceğimizi şaşırdığımız o hali tam anlamıyla netliyor.Ama her ne olursa olsun dingin bir hâlet-i rûhiye, arınmış bir zihin ile başlamalı bu . İdeal ebeveynlik reçetesi herkes için aynımıdır sorusuna cevap ararken bir birey yetiştirebilmenin tıpkı cıva gibi her kalıbın şeklini alabilen ama özünü kaybetmeyen bir denge hâli olduğunu bilmemiz gerekiyor.

Ebeveynlik kendi iç huzurumuzu tamam ederek, beklentilerimizi çocuğun fıtratının önüne koymadan, gerektiğinde esneyip gerektiğinde sınır olabilmeyi öğrenmek demek. Ve çocuk, anlatılanı değil yaşatılanı benimser bunu biliyoruz Bu noktada aile rutinleri, çocuğun yaşamında sessiz ama hayati bir denge unsuru olarak yer alır. Görünmez bir emniyet kemeri gibi fark edilmeden çocuğu sarar ve onu hayata karşı güvende tutar.

Günün belirli saatlerinde birlikte kurulan sofralar, akşamları paylaşılan kısa ama nitelikli vakitler, uyku öncesi yapılan samimi sohbetler ya da haftanın belli günlerinde tekrar eden aile buluşmaları İnsanın içini yormayan, acele ettirmeyen bir akıştan bahsediyorum günlerin birbirini tanıdığı, saatlerin telaşla değil anlamla ilerlediği bir ev duygusu. Çocuğun kapıyı nasıl açacağını, sofraya ne zaman oturacağını, akşamın hangi sesle kapanacağını bilmesinden doğan o derin güven. Kimsenin yüksek sesle hatırlatmadığı ama herkesin kendi içinden bildiği bir düzen. Zorlamayan, sıkıştırmayan aksine insanın omuzlarından yük alan bir istikrar.

Bu hissiyat, ebeveynden çocuğuna sızan bir sükunet oluyor zamanla. “Yetişmeliyim” kaygısının yerini “buradayım” duygusunun almasıdır bu. Kontrol etme ihtiyacının azalması, güvenin çoğalması… Rutinlerin tekrar eden sıcaklığında, hem çocuk hem ebeveyn için bir nefes aralığı oluşur. Çocuk burada özgüvenine sahip çıkar ama bu her istediğini yapması anlamına gelmez. Kendi düşüncesini kurabilmesi, sonuçlarını üstlenebilmesi ve doğruyu yanlıştan ayırt edebilme becerisi geliştirmesidir. Bu beceri, baskıdan değil güvenli bir ilişki ikliminden doğar. Çocuk, fikirlerinin dinlendiğini ve duygularının önemsendiğini hissettikçe içsel bir denge geliştirir. Ebeveyn burada mutlak otorite değil, sakin ve tutarlı bir rehber olmalıdır. Çocuk aidiyet hisseder , ebeveyn yeterli olduğunu. İşte o an, sınırlar sertleşmez, özgürlük savrulmaz. Her şey yerli yerindedir. Bu, yüksek ideallerin değilde küçük tekrarların inşa ettiği bir huzurdur. Büyük cümleler kurmadan sessizce yerleşir insanın içine.Ve zamanla fark edilir ki çocuk en çok bu sessiz güvenin içinde büyür; ebeveynlik de en çok burada insana iyi gelir.Bu hissiyat çocuğa Dünya bana sürprizler hazırlayan bir yer ama beni korkutacak kadar belirsiz değil duygusu verir.Ne zaman yemek yenileceğini, kiminle konuşabileceğini, zorlandığında nereye sığınacağını bilmek çocuğun zihninde sessiz bir emniyet alanı oluşturur. Bu güven, çocuğun dış dünyaya daha cesur adımlar atmasını sağlar. Çünkü insan, dönebileceği bir yer olduğunu bildiğinde uzaklaşmaktan korkmaz. Rutinler tam da bu yüzden çocuğun özgürlüğünü daraltmaz aksine ona dayanak olur.Ebeveyn içinse bu hal sürekli doğruyu yapma çabasının yarattığı yorgunluktan kurtulma hissidir. Her an öğretmek, düzeltmek, yönlendirmek zorunda olmadığını fark ettiği bir rahatlama… Hayatın akışı içinde bazı şeylerin zaten kendiliğinden öğretildiğini görmek. Sofranın ve tekrar eden bir saatin, birlikte edilen kısa bir duanın ya da paylaşılan sessiz bir anın uzun nasihatlerden daha etkili olabildiğini sezmek. Bu huzur hali , ne mükemmel bir ebeveynlik iddiası taşır ne de kusursuz bir düzen arayışı. Aksine, aksaklıklarıyla kabul edilmiş bir hayatın içinde var olur. Bir gün sofra gecikir, bir gün sohbet kısa sürer; ama temel ritim bozulmaz. Çocuk, hayatın her zaman kusursuz ilerlemediğini fakat kopmadığını öğrenir. Bu öğrenme, onu hayata karşı daha dayanıklı kılar. Ve zamanla fark edilir ki asıl terbiye eden şey büyük müdahaleler değil iç huzuruyla sürdürülen bu küçük, istikrarlı hallerdir.Japon kültüründe günlük düzen ruhu dengeler düşüncesi benimsenmiştir . Rutin, iç huzurun ve zihinsel berraklığın anahtarıdır.
İnanın, Rutinlerimiz nimettir.