Macron, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) yaptığı konuşmada, dünyanın giderek kuralsız bir düzene sürüklendiğini, uluslararası hukukun zedelendiğini ve emperyal hedeflerin yeniden ortaya çıktığını dile getirdi. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırı savaşını bu duruma örnek gösteren Macron, Orta Doğu ve Afrika’da süren çatışmaların da etkili bir kolektif yönetişimin bulunmadığı bir dünyaya doğru gidişi yansıttığını belirtti.
ABD’nin Avrupa’yı zayıflatmaya çalıştığını savundu
Kolektif yönetişimin olmadığı ortamda iş birliğinin yerini sert rekabetin aldığını ifade eden Macron, ABD’nin ihracat çıkarlarını zayıflatan ticaret anlaşmaları ve aşırı taviz talepleriyle Avrupa’yı güçsüzleştirmeyi ve kendisine bağımlı hale getirmeyi hedeflediğini ileri sürdü. Macron, özellikle ülkelerin toprak bütünlüğü ve egemenliğine karşı baskı aracı olarak kullanılan yeni gümrük tarifelerinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Grönland mesajı
Macron, dünyanın giderek sertleştiği bir dönemde Fransa ve Avrupa’nın etkili çok taraflılığı savunması gerektiğini vurguladı. Bu doğrultuda, başka bir Avrupalı müttefik olan Danimarka’ya destek vermek amacıyla Grönland’daki ortak tatbikata katılma kararı aldıklarını açıkladı.
Küresel dengesizlik uyarısı
Ticaret savaşları, korumacı gerginlikler ve aşırı üretim yarışlarının herkes için kayıp anlamına geldiğini belirten Macron, küresel ekonomik dengesizliklerle mücadeleyi temel öncelik olarak gördüklerini söyledi. ABD’de aşırı tüketim, Çin’de yetersiz tüketim ve aşırı yatırım, Avrupa’da ise yetersiz yatırım ve rekabet gücü eksikliğinin bu dengesizliklerin başlıca nedenleri arasında yer aldığını ifade etti.
Avrupa pazarının fazla açık olduğuna dikkat çeken Macron, Çin ve ABD gibi ülkelerde yatırım ve ticarette çeşitli koruma mekanizmaları bulunduğunu, buna karşın Avrupalıların kurallara uyulmadığında kendi şirketlerini ve pazarlarını korumakta zorlandığını dile getirdi.
“Ticaret bazukası” çağrısı
Macron, ABD’ye karşı AB’nin zorlama karşıtı aracı olarak bilinen “ticaret bazukası”nın devreye alınmasını talep ederek, “Avrupa’nın çok güçlü ekonomik enstrümanları var. Bugünün zorlu şartlarında bu aracı kullanmaktan çekinmemeliyiz” dedi.
Çin yatırımları vurgusu
Çin’e karşı olmadıklarını, ancak Avrupa’nın kendi sanayisini koruyacak adımlar atması gerektiğini söyleyen Macron, bazı stratejik sektörlerde daha fazla doğrudan Çin yatırımına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bu yatırımların büyümeye katkı sağlayan ve teknoloji transferi içeren nitelikte olması gerektiğini ifade eden Macron, Avrupa’da üretilenlerle aynı standartlara sahip olmayan ve yoğun şekilde sübvanse edilen ürünlerin ithalatına ihtiyaç olmadığını kaydetti.
Macron, 2026’ya daha güçlü ve bağımsız bir Avrupa hedefiyle daha fazla yatırım, savunma ve güvenliğe odaklanacaklarını söyledi. Panel bölümünde Avrupa ekonomisinin ABD’nin gerisinde kalmasına ilişkin bir soruya yanıt veren Macron, kapsamlı bir sadeleştirme paketinin Avrupa için “oyun değiştirici” olacağını ifade etti.
Çin’in 2025’te tarihte ilk kez dünyanın geri kalanına karşı rekor düzeyde ticari fazla verdiğine dikkat çeken Macron, bunun Avrupa açısından oyunun kurallarını değiştiren bir gelişme olduğunu söyledi. Almanya ile Çin arasındaki ticari dengenin de ilk kez Almanya aleyhine açık verdiğini hatırlatan Macron, bu sorunun çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Tarifeler konusuna da değinen Macron, müttefikler arasında gümrük tarifelerinin mantıklı olmadığını belirterek, ABD’nin ek tarifeler getirmesi halinde AB’nin zorlama karşıtı aracı kullanmak zorunda kalmasının “çılgınlık” olacağını söyledi. Macron, bu süreçte herkesin sakin kalması gerektiğini sözlerine ekledi.
