“Uluslararası Yaşayan Göller Ağı”nda yer alan ve “Türkiye’de Yaşayan Göl” unvanına sahip tek göl olan Uluabat Gölü’nde su seviyesi, yağışların ardından önemli ölçüde yükseldi. Yaz aylarında kuraklık tehlikesi yaşayan ve bazı bölgelerinde derinliği 1 metreye kadar düşen gölde, aradan geçen 10 yılın ardından ilk kez su seviyesi 10 metreyi aştı. Evlerin önüne kadar ulaşan, bazı noktalarda ise yapıların içine giren sular küçük ara sokakları doldurdu. Kafelerin renkli merdivenleri göl sularının altında kalırken kayıklar daha yüksek alanlara çekildi. Göçmen kuşların önemli duraklarından biri olan ve kadın balıkçılarıyla bilinen Uluabat Gölü kıyısındaki 2 bin 600 yıllık Gölyazı köyü de yeniden “Küçük Venedik” görünümüne kavuştu.
Zengin biyolojik çeşitliliğiyle Türkiye’nin önde gelen sulak alanları arasında bulunan Uluabat Gölü; küçük karabatak, alaca balıkçıl, kaşıkçı, tepeli pelikan, almabaş patka, tepeli patka ve sakarmeke gibi çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Göl, aynı zamanda balıkçılık ve turizm açısından da bölge ekonomisi için büyük önem taşıyor.
Geçtiğimiz yıl “Gölümüz kuruyacak mı?” endişesini yaşayan Gölyazı halkı, yağmur suları ve Uludağ’daki karların erimesiyle gelen su sayesinde rahat bir nefes aldı. Avrupa’nın en güzel kasabaları arasında gösterilen ve “Küçük Venedik” olarak anılan Gölyazı Mahallesi, yükselen su seviyesiyle bu benzetmeyi yeniden hak etti. Evlerin önüne kadar dayanan sular bazı yerlerde ara sokakları kapladı. Kafelerin merdivenleri su altında kalırken, mahalle içindeki köprünün altına bağlanan kayıklar başka noktalara taşındı. Göl kenarındaki yürüyüş alanları sularla kaplanırken ağaçların yarısına kadar suya battığı görüldü.
Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer, bu yıl yağışların oldukça iyi geçtiğini belirterek, “Yaklaşık 10 yıldır ilk kez bu kadar su geldi ve kıyıları bastı. Gölümüz adeta yeniden canlandı. Bu yıl hem yağmur boldu hem de Uludağ’a ciddi miktarda kar yağdı. En derin nokta 3 metreden 10 metreye çıktı” dedi.
Geçen yıl suyun ciddi şekilde çekildiğini ve bunun kendilerini endişelendirdiğini dile getiren Topsezer, “Yazın bazı yerlerde derinlik 1 metreye kadar düştü. Kayıklar çamur sürükleyerek ilerliyordu. Şimdi ise sular evlerin dibine kadar ulaştı. Gölün mevcut durumundan memnunuz” ifadelerini kullandı. Temiz su girişinin göldeki ekosistem için kritik olduğunu vurgulayan Topsezer, “Bu durum balıkların üremesini artıracaktır. Özellikle turna balığı için üreme dönemindeyiz. Su seviyesi yükselince balıklar ormanlık ve sazlık alanlara kadar girip yumurta bırakabiliyor. İyi bir üreme dönemi geçireceğimizi ve balığın bollaşacağını düşünüyoruz” diye konuştu.
Topsezer ayrıca göldeki suyun korunması amacıyla kapak sistemi yapılmasını talep ettiklerini belirterek, böyle bir düzenleme hayata geçirilirse göl suyunun denize akmasının önlenebileceğini sözlerine ekledi.
