Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp

Küfür Ne Tutkudur Ne Tepki: Ayıptır, İlkelliktir

Tribünlerde küfür ne coşkunun dili ne de masum bir refleks. Küfür ayıptır; dahası, çoğu zaman sözde kalmayıp şiddete kapı aralayan ilkel bir zihniyetin dışavurumudur.

Tribünlerde küfür ne coşkunun dili ne de masum bir refleks.

Bu hafta sahaya taşınan “Futbola Aşığız, Küfüre Karşıyız” pankartı, Türk futbolu adına doğru ve gerekli bir mesaj verdi. Ancak bu mesajın gerçek karşılığını bulabilmesi için pankarttan öteye geçmesi şart. Çünkü sorun birkaç kelimelik bir dil meselesi değil; yıllar içinde normalleşmiş bir davranış biçimi.

Küfürle ilgili konuşurken samimi olmak gerekiyor. Küfür ne tutkudur ne de “tribün geleneği.” Açıkça söyleyelim: Küfür ayıptır. Futbolu yüceltmez, aksine ucuzlaştırır. Çocukların, ailelerin, kadınların tribünlerden uzak durmasının başlıca nedenlerinden biri de bu hoyrat dildir.

Ve bu mesele çoğu zaman sözle de sınırlı kalmaz. Küfürlü bir ifadeye itiraz edildiğinde, karşılığında yine söz değil; tehditkâr bir tavır, hatta fiilî saldırı eğilimiyle karşılaşılabildiği durumlar yaşanıyor. Küfre tepki gösterenin kendini tehlikede hissettiği bir ortamdan bahsediyoruz. Bu deneyim, küfrün masum bir ağız alışkanlığı olmadığını; şiddeti tetikleyen, cesaret bulan bir ilkellik olduğunu çok net biçimde ortaya koyuyor.

İşte tam da bu yüzden bu yük bireyin omuzlarına bırakılamaz. Her taraftardan, her koşulda tek başına itiraz etmesi beklenemez. Küfre karşı çıkmanın bedelinin tehdit ya da saldırı riski olduğu bir ortamda, sorun bireyin cesareti değil; sistemin yokluğudur.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun verdiği mesaj bu nedenle kıymetlidir. Ancak bu irade süreklilik kazanmadığı sürece, pankartlar iyi niyetli ama geçici bir görüntüden ibaret kalır. Küfürle mücadele; eğitimle, denetimle, güvenlikle ve kararlılıkla yürütülmelidir. Küfür edenin değil, buna karşı çıkanın korunup desteklendiği bir tribün düzeni kurulmalıdır.

“Futbola Aşığız, Küfüre Karşıyız” ifadesi bir nezaket çağrısı değil, bir kültür tercihidir. Futbolu gerçekten sevenler, onu ayıptan ve ilkellikten arındırmayı göze almalıdır. Çünkü futbol sevgisi, önce dilde başlar; sonra davranışa dönüşür.