Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Göktan AY
Göktan AY

Erol Demir: Gençler mesleğiniz altın bileziğiniz ve geleceğinizdir…(1)

`height=

Sitemiz adına, İstanbul Bakırköy MEM Şube Müdürü, Mesleki Eğitim Uzmanı, Yazar Erol Demir ile ‘eğitimi, sanatı, pandemi`yi ve gençleri’ konuştuk. Siz değerli okurlarımıza sunuyoruz.

AY: Nasılsınız? Pandemi döneminde en çok yorulan kesim sağlık mensuplarımız sonra da siz eğitim camiası oldu. Ne dersiniz?

DEMİR: Teşekkür ederim, şükür sağ ve sağlıktayım saygıdeğer hocam. Çok haklısınız. Öncelikle tartışmasız sağlık çalışanlarımız hayatları pahasına çok çalıştılar ve halen devam ediyorlar. Görünürde eğitim camiası için ‘evlerindeler rahatlar’ gibi düşünülebilir.Okullar kapalı ama tatilde değiliz. Eğitim devam ediyor. Hatta eskiye oranla daha zor ve yorucu şekilde tüm öğretmenlerimiz de gayretle çalışıyorlar. Ekran karşısında ders anlatmak sınıfta öğrencilerle canlı dersten daha farklı beceriler gerektiriyor. Öncelikle teknolojiye hâkimiyet, ders içeriklerinin özet halinde ekrandan paylaşımı, öğrencilerin katılımını sağlamak, dikkatini toplamak, ödev verip takip ve kontrolünü yapmak, katılımı ve başarıyı değerlendirmek ciddi bir emek gerektiriyor. Tüm bunları evinizden sosyal ortamdan ve tüm rollerden izole kalarak yapabilmek büyük başarıdır.

Öte yandan pandeminin ilk aylarından itibaren Kaymakamlıklar aracılığıyla ‘Sosyal Vefa Destek Ekipleri’ içerisinde öğretmen ve eğitim yöneticileri çeşitli görevler aldılar. Telefon başında çözüm masası, evlere gıda ve maaş dağıtımı, filyasyon takibi, esnafların/işyerlerinin kurallara uyulmasının kontrolü gibi eğitim dışında çeşitli kamusal hizmetlerde gönüllü olarak fedakârca çalışılmıştır. Yine Halk Eğitimi Merkezlerinde ve meslek liselerimizde öğrenciler, usta öğreticiler ve öğretmenlerimiz başta sağlık çalışanlarımıza ihtiyaçduyulan tüm kişisel korucu ekipmanlar ve dezenfektanlar ürettiler. Zor günlerin kara gün dostları kahramanları oldular.

AY: ‘Pandemi döneminde aileler birbirleriyle ve çocuklarıyla tanıştı, ama uzayınca sorunlar başladı’görüşü doğru mu?

DEMİR: Doğrudur. İlk zamanlar hele de kısmı ve tam kapanma/kısıtlama günlerinde eskiye göre uzun zaman ev içinde aynı odada zaman geçirmek, stres ve çeşitli psikolojik baskılar her iki tarafta oluşmuştur. Sonra herkes birbirine alıştı sanırım. Kendimden biliyorum ki lisede okuyan kızım, pandemiye kadar mutfağa annesine yardım etmeye fazla yanaşmazdı. Şimdi ise yemek pişirmeyi, tatlı-pasta-börek-ekmek yapmayı öğrendi. Hatta anne-kız bu sayede daha samimi oldular ilişkileri olumlu yönde gelişti.

Ancak bu herkes için kolay geçmiyordur. Bunun için bebek, çocuk ve ergen dönemlerini dikkate alarak ebeveynlerin dışardan bilgi, tecrübe ve tavsiye almasını gerektirebilir. Belki de gerçek ebeveynlik şimdi başlamıştır. Geçmişte birlikte geçirebileceğimiz zaman daha az iken konuşacak ve yapabilecek konuları bulmak için zorlanmamıştık. Şimdi ise bir anlamda kendimizi öğretmen yerine koyup zamanı nasıl daha iyi değerlendirebiliriz bunu düşünmeye başladık. Hadi gel AVM`ye alışverişe, sinemaya veya yemeğe diyemiyoruz.

AY: ‘Mesleğim Hayatım’ isimli kitabınızda ‘Hayalindeki mesleğe sahip olmak için hangi aşamaları nasıl geçeceğini şimdiden hayal etmelisin. Hayalin yoksa şimdilik rotan da belli değilse ne tarafa koşabilirsin ki!’ diyorsunuz.Konuyu Açar mısınız?

DEMİR:&nbsp Öğrencinin hedefleri, okul seçimini, alacağı eğitimi, seçeceği mesleğini ve yaşamını şekillendirecektir. Hedeflerin doğru seçilmesi ve kararların doğru verilmesi işi, metotlu bir şekilde ailece yapılması gereken çalışmalarla mümkün olabilecektir. Öğrencinin kendisini tanıması, yönelimlerini keşfetmesi, hedeflerini belirlemesi sonrasında okul ve mesleğini seçmesi bir süreççalışmasıdır. Bu sürece öğrenciye ait bedensel, ruhsal yeterlilikler ile ilgi, yetenek ve kapasitelerin önce kendisi, arkadaşları, öğretmenleri ve ailesi tarafından onu anlatan kişisel özelliklerin, farkların, güçlü-zayıf yönlerin ve değerlerin neler olduğunun yazılı olarak belirlenmesiyle başlanmalıdır. Serbest zamanlarında neler yapıyorsun, merakların-ilgilerin nelerdir, neleri yapmaktan hoşlanıyorsun, en iyi yaptığın işler nelerdir, seni anlatan kelimeler nelerdir? Tüm bu ve benzeri soruların cevapları karar vermede ihtiyaçduyulacak önemli bilgilerdir.

Geçmişte nasıl bir çocuk olduğunu düşün. Gelecekte nasıl bir insan olmak istediğini hayal et. Bugünlerde hayatımıza AVM` lerdeki eğlence dünyası olarak giren çocukların ülkesinde ellinin üzerinde meslek varken senin üçbeş sınırlı seçme şansın olduğunda hangi meslekleri deneyimlemeyi seçeceğini de yazabilirsin. Neden bu meslekleri seçtiğini de yaz.Sadece hayal etmen ve çok istemen yetmiyor. Her insanın bir öğrenme tarzı ve zekâ profili vardır. Bazı insan gördükleri, bazıları duyduklarını, kimi de çoklu duyu organlarını kullandığı ve bazıları da bedeniyle uygulamalı gerçekleştirdiğinde daha çabuk ve iyi öğrenebilir.Bu gelecek hayalin için hangi eğitimlere ihtiyacın olacak, bu eğitimleri hangi okullarda bulabilirsin, hangi projelerde yer alıp ne gibi girişimler yapman gerekiyor?

Devam edeceğiz;

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR

12345678