Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
İbrahim Ethem Gören
İbrahim Ethem Gören

Dua Tanelerinin Emanetçisi Üstad Aslan Demir ile Tesbih Sanatı Üzerine…

Katılım bankacılığı sektörünün duayen isimlerinden, Kuveyt Türk Katılım Bankası’nın Genel Müdür Yardımcısı, tesbih koleksiyoneri Aslan Demir ile gerçekleştirdiğimiz bu hasbihal, “dua taneleri” olarak nitelenen tesbihlerin estetik ve mânevî dünyasına kapı aralıyor! Kendisini “mütevazı bir tesbih koleksiyoneri” olarak tanımlayan Demir, koleksiyonundaki parçaları mutlak anlamda temâşâ edilmesi gereken görsel malzeme olarak tarif ve tavsif etmeyip, hemen her birinden zikir sesi alarak hakkını vermenin gayreti içerisinde bulunuyor.

Bir Pîr-i Faninin Dokunuşuyla Başlayan Yolculuk

Aslan Demir’in tesbih sevdası, 1987 yılında İstanbul’a ilk geldiği dönemde gerçekleştirdiği Eyüp Sultan Hazretleri ziyaretiyle başlamıştır. Türbe çıkışında pîr-i fani bir amcanın eline tutuşturduğu ve sonradan eski sıkma kehribar olduğunu öğrendiği 33’lük bir tesbih, bu uzun soluklu yolculuğun ilk adımı olmuştur. İhtiyar amcanın o gün söylediği; “Çektikçe renk alır evlat, tesbih koyulaşır, kalbin beyazlaşır.” sözünü hiç unutmayan Demir, o günden beri bu tatlı merakı sürdürmekte ve bugünkü 200’e yakın parçadan oluşan koleksiyonunun temelini bu ilk tesbihe dayandırıyor.

Malzeme Tercihi ve Fonksiyonellik

Koleksiyonunda sentetik malzemelerden uzak durarak menşei organik olan unsurlara yönelen Aslan Demir, damla ve kaya kehribar, kuka, narçıl gibi malzemelerin yanı sıra abanoz, yılan, pelesenk, demirhindi ve öd ağacı gibi özel ağaçları tercih ediyor. Hayvanların yasal olmayan yollarla öldürülmesine karşı hassasiyetinden ötürü diş grubuna mesafeli durmakla birlikte; koç, manda boynuzu ve doğal taşlar da ilgi alanı içerisinde bulunuyor.

Demir için bir tesbihte aranan en önemli husus fonksiyonel olmasıdır. Piyasada sadece estetik veya aksesuar gayesiyle tesbih biriktiren pek çok koleksiyonerin aksine, o sadece parmakları arasında gezdirebileceği, diline ve gönlüne zikir çağrıştıracak ebatlardaki “tesbih edilebilecek” parçaları topluyor. İyi bir tesbihte öncelikle işçiliğe, ardından malzemeye bakan Demir; tanelerin düzgünlüğüne, dizim terazisine, deliklerin inceliğine ve imamedeki zarafete büyük önem veriyor.

Ustaların Atölyelerindeki Koku ve “Dertli Dolap” Hikâyesi

İstanbul’u Türk-İslâm sanatlarının ve estetiğin başkenti olarak gören Aslan Demir, bilhassa son 15-20 yılda geleneksel sanatlara olan ilginin tesbih ustalarının maddi ve manevi gelişimine ciddi katkı sağladığını belirtiyor.  Tesbih satın alırken ehline ve güvenilir satıcılara müracaat ettiğini söyleyen koleksiyoner, Konyalı tesbih ustası Nurettin Küçükokka’nın “Ya tesbihten anlayacaksınız ya da satıcıya güveneceksiniz” düsturunu benimsemiş.

Tesbih ustalarının atölyelerini bizzat ziyaret edip o ortamı koklamaktan büyük keyif alan Demir, bu süreci şu kıymetli teşbihle aktarıyor:

“Buğday tanesine dokunmamış, sulamamış, hasat etmemiş çağımız insanı ekmeğin kadr-ü kıymetini bilmiyor… Tesbihin ustalar elindeki yolculuğunu görmeyen, bilmeyen de onu boncuk zannediyor.”

Eline bir tesbih aldığında tıpkı bir Mevlevi dervişinin ney üflerken hissettiği gönül âvazını duymaya çalıştığını ifade eden Demir, her bir tanenin geçirdiği yolculuğu düşünürken Yunus Emre’nin “Dertli Dolap” şiirindeki mânâ ile teselli buluyor.

Tesbihin Asıl Gayesi: Yaradan’ı Tenzih Etmek

Eskilerin benlik mülahazalarını ayırdığı yedi kategoride (hased, buhl, şuhh, gıbta, sehâvet, îsâr, fakr) kendisini gıbta ile sehâvet (4 ile 5) arasında bir yerde gören Demir, özel koleksiyonundaki parçaları nadiren hediye etse de dostlarının niyetine özel tesbihler alıp onlara takdim etmekten büyük keyif alıyor. Geçmiş yıllarda Kuveyt Türk Katılım Bankası’nın Esentepe’deki sergi salonunda açtığı sergiyle mesai arkadaşlarına bu sanatı tanıtan koleksiyoner, Türk milletinin tesbihe olan fıtrî sevgisine de dikkat çekiyor.

Aslan Demir, kelime kökeni Arapça olan ve “Yaradan’ı noksan sıfatlardan tenzih ederek anmak” anlamına gelen tesbih sanatı hakkında, tüm tesbih sevdalılarına asıl amaca sadık kalmaları, az ama usta işi, özgün ve güzel parçalar biriktirmeleri tavsiyesinde bulunarak hasbihalini nihayete erdiriyor.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR