Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış politikadan ekonomiye, ticaretten güvenliğe kadar ülkenin ve bölgenin temel meselelerini ele aldıklarını belirterek, toplantının hayırlara vesile olmasını temenni etti. 86 milyonun sorumluluğunu taşıyan bir kadro olarak temel hedeflerinin, tüm Türkiye’nin huzuru, refahı ve geleceğe güvenle bakması olduğunu vurguladı. Milletin güvenine layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin menfaatlerini her zaman önceliklerinin başına koyduklarını söyledi.
2025 yılına ilişkin hizmet dökümlerini daha önce kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıla ait çalışmaları milletin takdirine sunduklarını dile getirdi. Hizmet yolculuklarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Erdoğan, ülkenin her köşesini kalkındırmak ve imkânları vatandaşlara adil şekilde ulaştırmak için tüm güçleriyle çalıştıklarını ifade etti. Oy veren ya da vermeyen ayrımı yapmadan, 81 ilde yaşayan her vatandaşın aynı standartta hizmeti hak ettiğini vurgulayan Erdoğan, bölgecilik ve ayrımcılığın kendi anlayışlarında yeri olmadığını söyledi. Her vatandaşı eşit bir muhabbetle kucakladıklarını belirten Erdoğan, her zaman icraatlarıyla konuştuklarını dile getirdi.
Ankara’daki su sorunu
Ankara’daki su krizine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkentin haftalarca susuz kalmasına neden olan bir anlayışa teslim edilemeyeceğini ifade etti. Sorunlara çözüm üretmek yerine bahane üreten ve suçu başkalarına atanların, hükümetin hizmet azmini kıramayacağını belirtti. Türkiye’de kutuplaştırma, kriz fırsatçılığı ve yönetim zaafı denildiğinde kimlerin akla geldiğinin herkesçe bilindiğini söyleyen Erdoğan, yerel yönetimlerde yaşanan skandalların, son seçimlerde milletin ne kadar doğru bir tercih yaptığını gösterdiğini ifade etti. 14-28 Mayıs seçimlerinde Türkiye’nin büyük bir tehlikeyi atlattığını belirten Erdoğan, milletin sandıkta iktidarına ve ittifakına olan güvenini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
“Bir ve beraber Suriye bölge için vazgeçilmez”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki gelişmelere de geniş yer ayırdı. Ortak bir tarih, kültür ve medeniyeti paylaşılan Suriye’de yaşanan her gelişmenin Türkiye’yi yakından ilgilendirdiğini vurgulayan Erdoğan, komşu ülkenin 8 Aralık devrimiyle elde ettiği özgürlük ortamının kalıcı barış ve istikrara dönüşmesi için çaba gösterdiklerini ifade etti.
Toprak bütünlüğünü koruyan, bir ve beraber bir Suriye’nin bölge için vazgeçilmez olduğunu belirten Erdoğan, Suriye’nin Arap, Türkmen ve Kürt tüm halkların ortak vatanı olduğunu söyledi. Türkiye’nin Suriye halkının kardeşi ve zor gün dostu olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu süreci sabote etmeye yönelik girişimlere izin verilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Tek devlet ve tek ordu ilkesinin Suriye’nin birlik ve bütünlüğü açısından hayati olduğunu ifade eden Erdoğan, bu yöndeki her adımın Türkiye’nin desteğini almaya devam edeceğini belirtti.
Suriye’de devlet içinde devlet kurmak isteyen küçük bir grup dışında, halkın varılan anlaşmadan memnun olduğunun görüldüğünü dile getiren Erdoğan, Halep’in bazı mahallelerinin işgalden kurtarılması amacıyla geçen hafta başlatılan askerî harekâtın, ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasıyla sonuçlandığını hatırlattı. Operasyonun her aşamasında sivillerin zarar görmemesi için büyük bir hassasiyet gösterildiğini belirten Erdoğan, Suriye ordusunun bu süreçte takdire şayan bir tutum sergilediğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin kuzeyinde silahlı unsurlara karşı yürütülen süreçte Suriye ordusunun son derece başarılı bir sınav verdiğini, haklı konumunu zedeleyecek adımlardan özellikle kaçındığını söyledi. Suriye hükümetinin müzakereyi önceleyen yaklaşımıyla yıllardır çözümsüz kalan bir sorunun en az zararla çözüme kavuşturulduğunu sözlerine ekledi.
