Osmanlı Cihan Devleti’ne payitahtlık yapmış, hemen her sokağı bir velînin nefesiyle yoğrulmuş Bursa, bugünlerde ecdad mirasındaki bir mücevherin yeniden parlamasına şahitlik ediyor! Bursa’nın manevi muhafızlarından, Zeyniyye yolunun Anadolu’daki sancaktarı Abdüllatif Kudsî Hazretleri’nin türbesi, tam 61 yıl süren sessizliğin ardından dualarla yeniden ziyarete açıldı.

Yıldırım ilçesinin Emirsultan Mahallesi’nde, Gündoğdu Sokak’ta bulunan türbe, 17 Nisan Cuma günü düzenlenen merasimle kapılarını araladı. Bursa İl Müftülüğü’nün ev sahipliğinde gerçekleşen açılış programına mülki ve idârî erkânın yanı sıra çok sayıda vatandaş iştirak etti.
Sultan II. Murad’ın Yadigârı
Osmanlı Cihan Devleti asırlarının karakteristik dini mimari öğelerine sahip olan kare planlı ve tek kubbeli türbenin 15. asrın ortalarında bizzat Sultan II. Murad Han tarafından inşa ettirildiği biliniyor. Yapının alt kısmında yer alan mezar odası ve geçmişte çilehane olarak kullanılan derviş hücreleri, türbenin sadece bir defin mahalli değil, aynı zamanda bir irfan ocağı olduğunu hatırlatıyor!
1855 yılındaki büyük Bursa depreminde tamamen yıkılan türbe, ecdadın yeniden ihya şuuruyla orijinal plan şemasına sadık kalınarak yeniden ayağa kaldırılmıştı.

Hattat Mahmut Şahin: Bu Bir Vefâ Borcudur
61 yıllık hasretin ardından yeniden ibadete açılan türbede medfun bulunan hazerâtın isimlerini kaleme alan Bab-ı Nun Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği Başkanı Hattat Mahmut Şahin, gazetemize verdiği demeçte ecdad yadigârlarına sahip çıkmanın tercihten ziyade, mecburiyet olduğunu vurguladıktan sonra “Malum olduğu üzere ilmin ve sanatın zekâtı yüzde yüzdür” cümlesini kurdu.

Bursa’ya irfan hizmeti veren evliyaullahın kabirlerini birer “manevi tapu” olarak nitelendiren Şahin, demecinde şu hususlara değindi: “Osmanlı’nın kalbi olan bu şehirde, Abdüllatif Kudsî gibi bir gönül sultanının türbesinin 61 yıl kapalı kalması, medeniyet tasavvurumuz adına büyük bir kayıptı! Bu kapının yeniden aralanması, sadece bir yapının restorasyonu değil; Hazret’e ve bizi biz yapan kadim medeniyetimize karşı ödenmesi gereken bir vefâ borcudur. Bizler, bu toprakları vatan kılanların emanetlerine sahip çıkarak aslında kendi ruh köklerimize sıkıca bağlanıyoruz. Zira bu türbeler, Anadolu irfanının kandilleridir; onları söndürmemek, ihya etmek bizim aslî vazifemiz arasındadır.”

Celî Ta’lik ve Celî Şîkeste Ta’lik Hazret İsimleri
Hattat Mahmut Şahin, türbe içerisinde medfun bulunan büyük zatların isimlerini, celi ta’lik ve celî şîkeste ta’lik yazı nev’i ile kaleme aldıktan sonra ta’lik, şîkeste ta’lik ve dîvânî yazı nevilerini kendisinden öğrendiği hocası Prof. Dr. Ali Alparslan’a rahmet niyaz etti.
Açılış töreninin ardından, Bursa İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır’ın yaptığı dualarla vatandaşlar içeriye kabul edildi.
Türbede, Abdüllatif Kudsî Hazretleri ile birlikte şu halifeleri medfun bulunuyor:
Şeyh Abdüllatif Kudsî (v. 1452)
Şeyh Safiyüddin Mustafa (v. 1513)
Şeyh Hacı Halife Abdullah Kastamonî (v. 1489)
Şeyh Tâcüddin İbrahim Karamanî (v. 1467)
Şeyh Çelebi Muhyiddin Mehmed Boluvî (v. 1494)
İSTANBUL-İTTİFAK GAZETESİ HABER MERKEZİ
