Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Mehmet Ali NALBANT
Mehmet Ali NALBANT

Anadolu Kadını Dijital Dünyada

Geçenlerde ailece Anadolu’nun küçük bir ilçesinde, birkaç kadının imece usulüyle kurduğu bir kooperatife rastlamıştık. Bir tarafta odun ateşinde kaynayan mis gibi ev salçaları, diğer tarafta tığ gibi işlenmiş el emeği göz nuru dokumalar… Kadınların gözlerindeki o üretme hevesini, o gururu tarif etmek zor. Fakat sohbet biraz ilerleyince laf dönüp dolaşıp aynı yere geliyordu: “Üretiyoruz ama kime, nasıl ulaştıracağız?”
İşte Ticaret Bakanlığı’ndan gelen bir haber, tam da bu soruya verilmiş çok kıymetli bir yanıt niteliğindeydi. Bakanlık, Türkiye’nin önde gelen beş büyük e-ticaret platformuyla masaya oturup kadın kooperatiflerinin önünü açacak beş yıllık kapsamlı bir protokole imza attı.
Bu adımı sıradan bir bürokratik mutabakat metni gibi görmemek gerek. 2025–2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi çerçevesinde atılan bu imza, doğrudan kadınların emeğini dijital vitrinlere taşıyan bir vizyon belgesi. Hepimiz biliyoruz ki dijital dünyada var olmak göründüğü kadar kolay değil; listeleme ücretleri, reklam giderleri ve yüksek komisyon oranları küçük üreticinin, hele ki yeni filizlenen kadın kooperatiflerinin belini bükebiliyor.
Protokol tam da bu hassas noktalara temas ediyor: Kadın kooperatifleri bu platformlara ücretsiz kaydolabilecek. Dahası, ilk altı ay boyunca hiçbir komisyon alınmayacak. Takip eden dört buçuk yıl boyunca ise komisyon oranı sembolik sayılabilecek düzeyde, sadece yüzde 1 olarak uygulanacak. Üstelik bu ürünler ana sayfalarda, özel kategori alanlarında “Kooperatif Ürünleri” etiketiyle alıcıyla buluşturulacak. Yani devlet, “Sen üret, emeğini ortaya koy; ben senin yolundaki maliyet ve tanıtım bariyerlerini kaldırıyorum” diyor.
Türkiye son yıllarda kadın girişimciliğinde çok ciddi bir mesafe katetti. Ancak bunu sadece büyükşehirlerdeki teknoloji girişimleriyle sınırlı tutamayız. Gerçek kalkınma, Hatay’da biber salçası yapan teyzenin, Ege’de zeytinyağı sıkan annenin, Kars’ta peynir mayalayan genç kızın emeğinin hak ettiği değeri bulmasıyla başlar. Bir kadının ürettiğiyle kendi ayakları üzerinde durması, yalnızca kendi hanesinin refahını artırmaz; sokağını, köyünü, neticede ülkenin tamamını dönüştürür.
Devletin düzenleyici rolünü özel sektörün teknolojik ve lojistik gücüyle birleştirmesi, yerinde ve çok doğru bir politika tercihi. Kadınlarımızın bereketli ellerinden çıkan her ürün, artık sadece köy pazarlarında ya da yol kenarlarında değil; tek bir tıkla ülkenin dört bir yanındaki sofralara ve evlere girebilecek.
Abartılı nutuklara gerek yok; bu toprakların kadınları çalışmaktan, üretmekten hiçbir zaman kaçmadı. İhtiyaç duydukları tek şey, önlerinin açılması ve emeklerinin karşılığını alabilecekleri adil bir pazardı. Bu protokolün sahaya eksiksiz yansımasıyla birlikte, hem yerel kalkınmanın hem de kadın girişimciliğinin yepyeni bir ivme kazanacağına inanıyorum. Yolu açık, bereketi bol olsun.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR

12345678