6 sanatçı/şefin konuşmacı olarak  katıldığı ‘Müzik İcra Kurumlarının Kurumsallaşması  Sorunu Çalıştayı’ 23 Ocak, 2022, , saat 14.00 de çevrimiçi yapılmıştır…. 
Çalıştayı youtu.be/NYRJBaCg7SE izleyebilirsiniz
Konuşmacıların dile getirdiklerini  aktarmaya devam ediyoruz:
Necmi KIRAN / Kültür veTurizm Bakanlığı / Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu Şefi
‘Günümüzde Türk Müziği ve çok sesli müzik icra kurumlarının neler olduklarını belirterek konuşmamıza başlamamız yerinde olacaktır.
Günümüzde varlığını sürdüren devlet nezdindeki Türk Müziği icra kurumları şunlardır.
Kültür Bakanlığına Bağlı Türk Müziği İcra Kurumları
TÜ RK HALK MÜ ZİĞİ KOROLARI
Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu
Sivas Devlet Türk Halk Müziği Korosu
TÜ RK HALK MÜ ZİĞİ TOPLULUKLARI
Şanlıurfa Devlet Türk Halk Müziği ve Sıra Gecesi Topluluğu
İstanbul Devlet Türk Halk Müziği ve Modern Folk Müzik Araştırma ve Geliştirme Topluluğu
KLASİK TÜ RK MÜ ZİĞİ KOROLARI
Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu
Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu
İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu
Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosu
Mersin Devlet Klasik Türk Müziği Korosu
Bursa Devlet Klasik Türk Müziği Korosu
TARİHİ/ARAŞTIRMA-UYGULAMA TÜ RK MÜ ZİĞİ TOPLULUKLARI
İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu
İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu
İstanbul Devlet Türk Müziği Araştırma ve Uygulama Topluluğu
Edirne Devlet Türk Müziği Topluluğu
Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği ve Kürsübaşı Topluluğu
Diyarbakır Klasik Türk Müziği ve Medeniyetler Müziği Topluluğu
Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu
TÜ RK DÜ NYASI MÜ ZİKLERİ TOPLULUKLARI
Ankara Türk Dünyası Müzik ve Halk Dansları Topluluğu
İzmir Türk Dünyası Müzik ve Dans Topluluğu
ORKESTRALAR
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası
İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası
Antalya Devlet Senfoni Orkestrası
Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası
Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası
ÇOKSESLİ MÜ ZİK KOROLARI
Ankara Devlet Çoksesli Müzik Korosu
TRT KURUMUNA BAĞLI KORO VE TOPLULUKLAR
TRT Ankara Radyosu Yurtan Sesler Topluluğu
TRT İstanbul Radyosu Yurtan Sesler Topluluğu
TRT İzmir Radyosu Yurtan Sesler Topluluğu
TRT Ankara RadyosuTürk Sanat MüziğiTopluluğu
TRT İstanbul RadyosuTürk Sanat MüziğiTopluluğu
TRT İzmir RadyosuTürk Sanat MüziğiTopluluğu
TRT Filarmoni Orkestrası
TRT HafifMüzik ve Caz Orkestrası
TRT Ankara Radyosu Çok Sesli Korosu
Resmiî çatı altında toplanmış olan bu koro, topluluk ve orkestralar devletin müzik politikası çerçevesinde şekillenmiş özel sanat kurumlarıdır. İçinde geleneksel Türk müziği ve Türk müziği dışında Batı (Avrupa, Amerikan) kaynaklı gerek orijin gerek tarzlarına uygun uyarlamalı eser icrasında bulunan bu sanat kurumlarının en eski kuruluşlu olanı, (Cumhuriyet öncesi Muzıka-i Hümâyun adlı) bugün ki adıyla Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasıdır (kuruluş,1826). Diğer tüm toplulukların kuruluşları Cumhuriyet sonrası, ya radyo ya da Kültür Bakanlığı bünyesinde, devlet toplulukları ya da koroları olarak şekillenmişlerdir.
Kültür Bakanlığında Kurulan İlk Klasik Türk Müziği Korosu, Dr. Nevzat Atlığ yönetiminde, ‘İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’adıyla, 1976 yılında ilk Türk Halk Müziği alanında kurulan koro ise, Mehmet Özbek yönetiminde ‘Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu’ adıyla, 1986 yılında kuruldu.
Azımsanmayacak sayıda olan bu müzik icra kurumları, büyük çoğunluğu Ankara İstanbul ve İzmir gibi metropollerde kurulmuştur.Bu kurumların, TRT bünyesinde kurulanları radyo ve TV yoluyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulanlar ise, birebir seyirci ile sanatsal etkileşimini sürdürmektedir.Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan taşra koro ve toplulukları, bir nebze de olsa, devletin politikasına uygun müzik icra biçimlerini Anadolu insanının ayağına götürmektedir ve birebir sanatsal etkileşimde bulunabilmektedir. Bu koro ve topluluklar ara ara mahalli ve Ulusal TV, CD/Kaset albüm ve sosyal medya yolları ile de etkileşim ağını genişletmektedir.
Tüm bu durumlar, kurumların bilinen dış yüzü. Çalıştayımızın konusu bu icra kurumlarının tanıtımına dolaylı olarak vesile olurken asıl konusun,hem işleyiş hem de sanatsal yönden teknik sorunlarını kapsadığını bir kez daha hatırlatalım.
Cumhuriyetin ilk dönemlerinden itibaren Mustafa Kemal Atatürk`ün direktifleri ile Batı kökenli sanat kurumlarımız, kurumsal oluşumları ve teknik oluşumlarını, batının tecrübesinden yararlanarak modellemiştir. Eğitim ve sanatsal hedeflerini batı normlarında geliştirmiştir. Ziya Gökalp`in görüşleri etkisinde Batı ve Türk Halk ezgilerinin orjantasyonu temelinde yeni müzik anlayışı prensip edilmiş ve bu eğilimle besteciler, şefler yetişmiş ve eserler üretilmiştir. Bu bilgilerin detaylarına, konusu bilindiği üzere girmek istemiyorum.
Ben daha çok, müsaadenizle bundan sonrası için Geleneksel Türk Müziği alanına yoğunlaşarak konuşmamı ilerletmek istiyorum.
Geleneksel müziklerimizin icra kurumlarının kurumsallaşması ve eğitim kurumları kurulması maalesef 1976 yılına kadar geciktirilmiş. Devlet eli, nerede ise Radyo kurumları hariçdeğmemiştir. Elli yıllık gecikme, elli yıllık gelişim gecikmesidir. Bugün geleneksel Türk Müziğinin icrasında yaşanan sanatsal ve kurumsal problemlerin sebebini biraz da bu devlet ihmâlinde aramalı. 
‘Nedir bu sanatsal problemler?’ diye bir soru sorulacak olursa, bunları:
Koroların/Toplulukların Normları,
Şef, Şef yardımcıları / Sanat Yönetmeni, Sanat Yönetmenini Yardımcıları
Koro/Koristler
Orkestra/Enstrümanistler
Yardımcı Teknik kadrolar/ Aranjör, notist, tonmaister
Koroların/Toplulukların Vizyon Ve Misyonları,
Kurum adları
Koroların/Toplulukların Müzik tekniği,
Ses sistem sorunları
Enstrüman standartları
Koroların/Toplulukların Sahne, Ekran Ve Sosyal Medya Sunumları,
Koro/Topluluk Sanatçılarını Ekonomik Yaşam Standartları,ana başlıklar altında toplayıp irdelemek yerinde olacaktır. Ancak konuşma süremiz maalesef yetmeyeceğinden tüm bu başlıkları genel bir çerçeveye toplayıp, branş ayrımı gözetmeksizin şu önerilerle konuşmamamı tamamlamak istiyorum.
Aşağıdaki önermeler bir genellemedir. Hiçbir şekilde herhangi bir kurumu hedef alan yaklaşım asla yoktur. Tespitler şahsıma aittir ve geneldir. İhtiyaçlar ölçüsünde çıkarımlarda bulunulmalıdır.
Koro ismini taşıyan toplulukların norm kadroları, bilimsel veriler ve pratikler neticesinde standardı oluşturulmalı ve eksikleri bir an önce giderilmeli. Özellikle koro şefleri/sanat yönetmenleri, ait oldukları icra kurumlarının koro ve orkestrasına,(zorunluluğu olmadığı halde) icra notası yazma zorunluluğundan kurtarılmalı. Bunun için her icra kurumuna, en az iki tane bu alanda uzman aranjör/enstrümantasyon uzmanı alınmalı ve ‘repertuvar inceleme ve analiz kurulu’ kurulmalı.
Koroların/Toplulukların vizyon ve misyonları doğrultusunda kurum adları kısa ve öz olmalı.
Geleneksel Türk Halk ve Klasik Türk Müziği icra kurumları hâlen bir ses sistem birliği içerisinde olamadığı görülmektedir. İki Geleneksel Türk Halk ve Klasik Türk Müziği topluluğu bir araya geldiğinde akort ve perde bütünlüğü sağlayamamaktadır. Bunun için bu hususta çalıştay yapıp, konsensüsle ortak paydada buluşulmalı ve Türk çalgılarının orkestrasyon kabiliyetlerinin önündeki engeller kaldırılmalı. Bu hususlara bağlı olarak orkestrasyon/enstrümantasyon teknikleri açısından enstrümanlarımızın akort ve entonasyona bağlı ölçüt ve perde standardizasyonu sağlanmalı.
Bu hususta perdelerimizin 0.5 tonu (yarım) tonu THM ve TSM enstrümanlarımızda 100 cent`lik, equaltemperamentsistem yarım tonda birleşmesi ve mikrotonal aralıklarımızı da 20 cent`lik birimlere ayırarak, tüm makamlarımızın ihtiyaçlarına, ödün vermeden cevap verilebileceğini öngörerek, öneriyorum. Daha kolay anlaşılması için vereceğim,üzerinde çalışmalarını yaptığım sistemsel bilginin özü şu şekildedir:
1 oktav= 1200 cent`ir
1200/60= 20 cent= birim perde değeri.
20 cent x 5= 100 cent = 0.5 (yarım ton)
20 cent x 10= 200 cent = 1 tam ton elde edilir. 
22.64 cent`likcomma değerinden ve biriminden 2. 64 cent`lik bir feragatla, 20 centlik bir birim değeriyle, THM ve TSM arasındaki perde baskı farklarını çözmekle beraber, Dünya`nıngelişmiş ensrümanlarının da ortak paydasında buluşularak,‘yarım ve tam ton’lardaentonasyonbirliğinde ilerleme kaydetmiş oluruz.Böylelikle ‘diyez’ ve ‘bemol’lerdeki nicelik farkı da teorik olarak ortadan kaldırmış oluruz. Bu sayede Türk Müziği çalgılarının gerek ünison gerek çoksesli orkestral icra kabiliyetine ivme kazandırma yolu aralanmış olacaktır.
Koral ve orkestral yapılanmasını nicelik olarak tamamlamamış ya da buna ihtiyaçduymayan icra kurumlarımızın ünvanları, branşlarının yanında,’topluluk'(ya da uluslararası adıyla ansambl)ekleri koro ve orkestrası tekâmül etmiş icra kurumlarının ünvanları ise, branşlarının yanında ‘koro ve orkestrası’ ekleri kullanılmalı.
Özellikle koro ve toplulukların oturma, sahnelenme düzeninde, senfonik orkestral düzenden yararlanmalı. ‘Standart sahne oturma normları’ oluşturulmalı. Bu düzen koristler için de geçerlidir. Bu hususa, kurumsallık adına önem gösterilmelidir.
Sorunların en önemli başlıklarından biride, yaşanan ekonomik koşullargözönünde tutularak, sanatçıların kendilerini bir memur gibi değil, sanatçı yaşam konforunda hissedecek şekilde bir ekonomiye sahip olma meselesidir. (Bu konforun hakkı da hakkınca istenmeli.) Bu konforu, özellikle Kültür Bakanlığı sanatçıları, 25 yıl yıl öncesinde hissedebiliyordu. Bu husustaki yetersizlik, sanatçıları, kurum dışı seviyeli seviyesiz, ikincil icra ortamlarına sürükleyerek, kurumsal duruşlarını ve icralarını zedelemektedir.
Süre yetmiş olsa idi değineceğimiz birçok başlığımız daha olacaktı. Ancak bana ayrılan süreye bağlı kalarak, bu hususlara değinmeyi yeterli buluyorum.’

YORUMLAR