Uzak Doğu sinemalarına ve toplumlarına baktığımızda, oradaki insanların çok sıkı çalıştıklarını ve disiplinli olduklarını görebiliyoruz. Bazıları çalışmayı o kadar abartıyor ki, yorgunluktan bayılıyorlar. Bu çalışkanlık, onların dünyada “en zeki” olarak anılmasına yol açtı mı?

“Zeki Asyalı” imajı, iki farklı şekilde yorumlanabiliyor. Birincisi, her an çalışan, takıntılı bir birey. İkincisi, doğuştan dâhi olan ve çalışmaya ihtiyaç duymayan biri. Ancak araştırmalar, Asyalıların akademik başarısının genetikle değil, kültürel faktörlerle ilgili olduğunu gösteriyor.

KONFÜÇYÜSÇÜLÜK ETKİSİ

Asya ülkelerinde, özellikle Çin, Japonya ve Kore’de, Konfüçyüsçülük felsefesi etkili bir düşünce biçimi. Bu felsefe, bireyin aile veya toplumun iyiliği için kişisel çıkarlardan vazgeçmesini öğütler. Bu da, eğitimin yüksek stresli ve rekabetçi bir süreç olmasına neden olur.

Uzak Doğu’da, devlet kurumlarında çalışmak ve mali olarak başarılı olmak, prestijin en önemli göstergelerinden biridir. Bu yüzden, öğrenciler çok sıkı çalışır ve eğitim sistemini birebir yansıtan filmler ve diziler yaparlar.

Adsız (585 x 582 piksel)

GÖÇMENLİK FAKTÖRÜ

Uzak Doğuluların zeki olarak anılmasının bir diğer sebebi de, göçmenlik. Özellikle ABD gibi büyük ülkelere göç eden Asyalılar, çalışkanlıklarını ve alışkanlıklarını ülke değiştirseler bile sürdürüyorlar. ABD eğitim sisteminde, öğrencilerin daha rahat olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Asyalılar ise, diğer öğrencilerden ayrılarak öne çıkıyorlar. Bu da, “zeki Asyalı” algısının yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.

AKILLI MI, ZEKİ Mİ?

Pek çok insan, akıllı ve zeki kavramlarının farkını bilmiyor. Akıllı kavramı, daha çok çalışkanlıkla ilgili. Zeki kavramı ise, genetik faktörlerle. Asyalı ailelerin eğitim hakkındaki düşünceleri, bizim ailelerimize benziyor ama daha sert. Çocuklarının iyi bir yerlere gelmesini isteyen aileler, onlara baskı yapıyor.

Bu durum, Asya sinema sektöründe eleştirel olarak sık sık karşımıza çıkıyor. Aile ve sosyal ilişkilerini bozan bir baskı altında olan öğrencilerin, çalışmaktan başka şansı kalmıyor. Uzak Doğu ülkelerinin kalabalıklığı da, onların öne çıkmak için daha çok çabalamalarını gerektiriyor

Kaynak: HABER MERKEZİ