Çarşamba akşamı tabelaya yansıyan 4-2’lik skor, ekran başındakiler ve tribündeki taraftarlar için tam bir futbol şöleni vadetti; ancak okan burukun gözüyle bakıldığında bu doksan dakika, iki ayrı hikâyeyi aynı anda anlattı: Ön tarafta durdurulması imkânsız bir hücum fırtınası, arka tarafta ise her geçişte sallanan bir savunma omurgası.
Böylesi maçlar “kazanırken öğrenme” fırsatıdır; fakat rehavete kapılırsanız ligin veya Avrupa’nın daha acımasız virajlarında ağır bedeller ödetir.Galatasaray Fenerbahçeye göz kırptı adeta bekliyoruz diyerek mesajını verdi.
Tüm soru işaretlerine ve savunmadaki eksiklere rağmen, ortaya konan bu iştah ve kazanma karakteri doğrudan ezeli rakip Fenerbahçe’ye verilmiş çok net bir psikolojik mesaj niteliğinde: “Hücum gücümüz yerinde, tempomuz yüksek ve biz hazırız; bekliyoruz.”
Şimdi Okan Buruk ve teknik heyetinin önündeki asıl sınav, ön taraftaki bu yıkıcı fırtınayı törpülemeden arka bahçedeki gedikleri kapatmak. Galatasaray, hücumdaki bu cömertliğini savunmadaki disipliniyle dengelemeyi başardığı takdirde sadece derbide değil, sezonun tüm kritik virajlarında hedefine emin adımlarla yürüyecektir.
Kubilay Gül

YORUMLAR