1935 yılında Denizli’de dünyaya gözlerini açan, ömrünü dine, imana ve İslam sanatlarına vakfetmiş müstesna bir şahsiyet olan Hattat Hafız Hacı Yusuf Tavaslı, 91 yıllık bereketli ömrünü 27 Haziran 2026 tarihinde İstanbul’da tamamlayarak dâr-ı bekâya irtihâl etti.
76 yılı “Asitane”de geçen bu asırlık çınar, 28 Haziran Pazar günü ikindi namazını müteakip Eyüp Sultan Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından, Eyüp Sultan Kabristanlığı’ndaki aile mezarlığına dualarla defnedildi.
Kamuoyu onu daha çok milyonlara ulaşan kitapları ve hattatlık vasfıyla tanısa da o; aynı zamanda hâfız, imam, vaiz ve neyzendi. Göz önünde olmayı sevmeyen mizaç ve meşrebi sebebiyle imamlık, hâfızlık ve musikişinas yönleri kitleler tarafından pek bilinmezdi.
Üçü kız, dört çocuk sahibi olan merhumun evlatlarından Hatice Kübra Tavaslı, Fatmanur Tavaslı ve Ayşenur Tavaslı Savaş tezhip sanatkârı olarak yetişmiştir.

İlmin ve Sanatın Membaında Geçen Bir Ömür
1950 yılında İstanbul’a gelen Yusuf Tavaslı, hafızlık ve dini ilimler eğitimine Enderunlu namıyla maruf Hafız İsmail Hakkı Özdemir Efendi’nin rahle-i tedrisinde başladı ve bu eğitimini Denizli’de tamamlayarak icazetini aldı. İstanbul Radyosu’nda neyzenlik yaptığı dönemlerde Konya Şeb-i Arus programlarında görevler aldı.
Hüsn-i hat sanatında devrin en büyük üstatlarından feyz aldı. Hattat Hâmid Aytaç ve Mustafa Halim Özyazıcı’dan sülüs-nesih, Hattat-Hafız Kemal Batanay’dan ta’lik dersleri meşk etti. Hattat Hâmid Aytaç’tan yazı dersleri aldığı esnada Hasan Çelebi ve Turan Sevgili’yle rahle şerîki oldu. Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver’den ise tezhip dersleri alarak geleneksel sanatlarımızın inceliklerine nüfuz etti.

(Hattat Hamid Aytaç’ın iki kıdemli talebesi: Hattat Hasan Çelebi ve Hattat Yusuf Tavaslı. Çelebi Hoca, Tavaslıların hanesinde Nisan 2024 bayram ziyareti. (Arkada Hattat Yusuf Tavaslı’nın müzehhibe kerimeleri Hatice Kübra ve Fatmanur Tavaslı)
Askerlik öncesinde Sultanahmet Firuz Ağa Camii’nde, askerlik sonrasında ise Vefa’daki Molla (Şemsettin) Gürani Camii’nde imam-hatiplik yaptı. Cami kürsülerinden halka vaaz etti. Sohbetlerinde ve hayatında, Efendimiz Aleyhisselam’ın “Önce kendi nefsine, sonra insanlara nasihatte bulun” mealindeki kutlu sözünü şiar edindi; önce kendi nefsine tatbik etti, yaptıklarını anlattı ve anlattıklarını yaşadı. Ne kimseyi incitti ne de kimseden incindi.

(Fotoğraf: Hattat Emine Kırkan)
Geniş Halk Kesimlerine İslâm-ı Tebliğ Vazifesi: Tavaslı Yayınevi
Âdemoğlunun dünyaya bir vazife için gönderildiğinin idrakinde olan Hattat Yusuf Tavaslı kendi vazifesini dini neşriyat olarak belirledi. Özellikle çocuklarına ve talebelerine okutacak dini kitap bulmanın zor olduğu dönemlerde, yeni nesillere Peygamber Efendimizi sevdirmek ve ahlâkî gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla kaleme sarıldı. İlk olarak Elif Cüzü, 32 Farz ve Çocuklara Armağan (Ahlâk) isimli kitaplarını hazırladı. “Çocuklarımıza Tatil Armağanı” kitabında hadis-i şerifleri hikâyelerle süsleyerek çocukların körpe hafızalarına fazilet örneklerini nakşetmeyi amaçladı.
Temel dini bilgileri, abdesti, namazı ve orucun hakikatini geniş kitlelere aktarmak için 1970 yılında kendi ismiyle anılan Hattat Yusuf Tavaslı Yayınevi’ni kurdu. Kendine has ve hafızalara kazınan kapak tasarımlarıyla hazırladığı “Tam Namaz Hocası”, “Tam Dua Kitabı”, “Mealli Yasin-i Şerif” gibi eserleri toplamda 10 milyon adet basılarak Türkiye’de kırılması güç bir yayıncılık rekoruna imza attı.
Hem Okudu Hem de Yazdı
İlerleyen yaşına rağmen kamış kalemi elinden hiç düşürmedi. Dört ciltlik İhyâu Ulûmi’d-Din başta olmak üzere olmak üzere yayınladığı dini kitapların hatlarını kaleme aldı. İ’lâ-yı Kelimetullah’a hem okuyarak, hem yazarak hem de yayınlayarak hizmet etti.
Eserlerinden Bazıları
Tam Namaz Hocası, Dualı Namaz Hocası, Tam Dua Kitabı, Kur’ân-ı Kerîm’den Sûreler ve Yasin-i Şerif, Dini Hikâyeler Demeti, Ansiklopedik Büyük Rüya Tabirleri, Peygamberler Tarihi, Açıklamalı Tecvid Bilgileri, Esmâ’ül-Hüsnâ, Mübarek Gün ve Gecelerde Okunacak Dualar, Âyet’el-Kürsî ve Faziletleri.
Kitaplarından ve Sohbetlerinden Hikmetli Sözler
Yusuf Tavaslı Hoca, arkasında sadece basılı eserler değil, satırlara ve sadırlara şifa olacak hikmetli ikazlar da bıraktı. Kitaplarından ve sohbetlerinden birkaç irfânî sözünü teberrüken değerli okuyucularımıza arz etmek istiyorum:
“Sev bizi, sevdir bizi, sevindir bizi, rızana erdir bizi…” (Esmâü’l-Hüsnâ)
“Nasihat herkese lazımdır. Nasihat, bilmeyene öğretir, bilene de hatırlatır.” (Dini Hikâyeler)
“Bir kimse ne kadar okumuş olursa olsun, eğer gönül gözü görmezse yine cahildir. Gönül gözü açık olan kimseler bilgileri de az olsa yine Allah’ın dostlarıdır.” (30 Ramazan Vaazı)
“Her şey değişir, Kur’ân-ı Azîmüşşan’ın hükümleri değişmiyor ve değişmez. Her ilim modasını tamamlar, Kur’ân ilminin modası geçmez; kıyamete kadar bakidir.” (30 Ramazan Vaazı)
“Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var diyor da, kendisini yoktan var eden Rabbinin ne kadar milyon hatırı olması gerektiğini düşünemiyor. Birisinden bir iyilik gördün mü ona teşekkürde bulunmak elbette güzel bir harekettir. Bu güzel ölçünle bir de seni yoktan var eden, göz, kulak, el, ayak, görme duyma duygularıyla boy pos endamınla en güzel bir biçimde seni var eden, besleyip büyüten, akıl, fikir nimetleriyle seni en şerefli bir varlık yapan Allah’ın ne kadar 40 yıl milyon hatırı olması lazımdır, düşünsen de ona göre bir yol tutsan ya!” (30 Ramazan Vaazı)
“Ecel derdine alemde acep çare bulan var mı? / Ölümden bi-vefa bilmem dünyada kurtulan var mı?” (Musahhah Metinli Mevlid-i Şerif)
Namazın Fazileti
Hattat Yusuf Tavaslı’ya rahmeti vesile kılarak “A’dan Z’ye Namaz Bilgileri” isimli kitabının, “Namazın Fazîlet ve Önemi Hakkında Kısa Bilgi” başlıklı yazısına müşfikâne nazar edelim: “İslam dininde imandan sonra en büyük ve en önemli ibadet, beş vakit namazdır. “Namaz, dinin direğidir” hadisi uyarınca bu ibadet asla terk edilemez, bırakılamaz ve ihmal edilemez. Bizi yoktan var eden Yüce Rabbimiz müminleri bu görevle yükümlü kılmıştır ve O’ndan başka hiç kimse bu sorumluluğu kulun üzerinden alamaz, hafifletemez. Müslüman bir insan sağ olduğu müddetçe bu görevden kurtulamaz; bu sorumluluk ancak ölümle biter. Namazı terk etmenin vebali büyük, cezası ağırdır. Ahirette kişinin ilk hesaba çekileceği konu namazdır. Hadiste, namazı tam olanların kurtulacağı, eksik veya bozuk olanların ise helâk olacağı buyrulmaktadır.
Dinimiz namazın terk edilmesine hiçbir şartta izin vermez. Öyle ki cihad ve savaş durumunda bile namazın eda edilmesi zorunludur. Benzer şekilde hastalanan bir müslüman da namazı bırakamaz, gücünün yettiği pozisyonda kılmak zorundadır; kendisine bu ruhsat verilmemiştir. Namazı terk edenlerin sorgusunun hâkimi, Mahkeme-i Kübrâ’da Allah Teâlâ olacaktır.
Kur’ân-ı Kerîm’de yüzden fazla yerde namazın önemi dile getirilmekte, namaz genellikle bedenî ibadetlerin, zekât da mâlî ibadetlerin başında gelerek beraber anılmaktadır. Ayetlerde sıklıkla emir kipiyle “Namazı kılın”, “Namazı kılın ve zekâtı verin” buyrulur. Nisâ Sûresi 103. ayette “Şüphesiz namaz, mü’minlere, vakitleri belirlenmiş olarak farz kılınmıştır” ve Hac Sûresi 78. ayette “Öyle ise, namazı kılın, zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı sarılın. O sizin Mevlânızdır” buyurulmaktadır.
Hadislerde de namaz hakkında önemli bilgiler yer alır. Hazret-i Peygamber (s.a.v.), “Şüphesiz Allah Teâlâ, her Müslüman erkek ve kadına günde beş namazı farz kılmıştır” buyurmuştur. Meşhur Cibrîl hadisinde de geçtiği üzere İslam beş esas üzerine kurulmuştur. İbn Ömer (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Hazret-i Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “İslam beş şey üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka hiçbir ilâh bulunmadığına ve Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, haccetmek ve ramazan orucunu tutmak.”

Rahmetullâhi Aleyh
Ömrünü hafızlık, hattatlık ve imamlık vasıflarının ağır mesuliyetiyle mukaddesata hizmete adayan Hattat Hafız Hacı Yusuf Tavaslı’ya Cenab-ı Allah’tan gani gani rahmet; kederli ailesine, talebelerine ve tüm sevenlerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum.
Mekânı cennet, makamı âlî, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) komşusu olsun. Başımız sağ olsun. Âmin.
İbrahim Ethem Gören-29 Haziran 2026
Yazı No: 724

Merhum Yusuf hocamıza Allah rahmet eylesin.Makamı Ali mekanı cennet olsun inşaallah.
Amin. Var olunuz Halit Bey.
Cenab-ı Hakk sonsuz razı olsun ve rahmet eylesin. Sizin de elinize ve gönlünüze sağlık.
Amin. Var olunuz Muzaffer Bey.
Bir zamanlardiyanetin yapamadığı hizmeti yapmıştır.Allah rahmet eylesin .yie DE talebe iken meşk etmiş idk.
Amin. Var olunuz Ahmet Yaşar Bey.