Galatasaray, şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerliyor. Sarı-kırmızılılar, Süper Lig’in 26. haftasında RAMS Park’ta İstanbul Başakşehir karşısında aldığı 3-0’lık galibiyetle hem gücünü hem de oyun disiplinini bir kez daha ortaya koydu.
Bu maçın en önemli tarafı yalnızca skor değildi. Galatasaray’ın oyunu sabırla kurması, doğru anı beklemesi ve fırsatı yakaladığında rakibi adeta boğmasıydı.
İlk yarıda dengeli bir mücadele vardı. Başakşehir geçiş hücumlarıyla tehlike yaratırken Galatasaray özellikle sağ kanatta Barış Alper Yılmaz’ın fizik gücü ve temposuyla rakip savunmayı zorladı. Sarı-kırmızılılar, ön alan baskısı ve savunma arkasına atılan toplarla gol aradı.
Yunus Akgün’ün kaçırdığı net fırsat, Davinson Sánchez’in ofsayta takılan golü ve son bölümde Victor Osimhen’in kafa vuruşu ilk yarının akılda kalan anlarıydı. Ancak bu 45 dakika aynı zamanda şunu gösterdi: Galatasaray golü bulamasa da oyunun kontrolünü elinde tutabiliyor.
Maçın kırılma anı ise ikinci yarının hemen başında geldi. Başakşehir’in 10 kişi kalmasıyla birlikte Galatasaray oyunu tamamen rakip sahaya yıktı.
Bu noktadan sonra sahneye kalite çıktı. Noa Lang’ın kullandığı serbest vuruşta Wilfried Singo’nun golü kilidi açtı.
Ardından sahne, büyük golcülere yakışır bir şekilde Victor Osimhen’e kaldı. Nijeryalı yıldız önce direği yokladı, ardından iki dakika sonra ağları bularak farkı ikiye çıkardı. Bu gol aslında onun gol sezgisinin ve bitiriciliğinin bir özeti gibiydi.
Maçın final perdesinde ise genç Sam Nhaga taraftarın da coşkusuyla skoru belirledi: 3-0.
Bu galibiyet yalnızca üç puan anlamına gelmiyor. Galatasaray’ın şampiyonluk yürüyüşünde ne kadar güçlü bir oyun kimliğine sahip olduğunu gösteriyor.
Savunmada güven veren bir yapı, orta sahada dinamizm ve hücumda her an gol bulabilecek kalite… Bu üçlü birleşince ortaya lider bir takım çıkıyor.
Şimdi gözler Avrupa’ya çevrildi. Sarı-kırmızılılar UEFA Champions League’de Liverpool ile oynayacağı kritik mücadeleye hazırlanacak.
Eğer Galatasaray bu özgüven ve tempoyu Avrupa sahnesine de taşıyabilirse, yalnız Türkiye’de değil Avrupa’da da ses getirecek bir hikâyenin kapısı aralanabilir.
Çünkü bu Galatasaray, yalnız kazanmıyor…
Lider gibi oynuyor.

YORUMLAR