Değerli okuyucularımız,
Kısırlığa tıp dilinde 'İnfertilite' deniliyor. Kısırlığa sebep olarak, erkekte sperm sayısı ve hareketliliğinde
yetersizlik, sperm yapısında bozukluk kadında cinsel organlara ait yapısal bozukluklar, tüplerin tıkalı
olması, yumurtlama bozukluğu, bağışık sistemiyle ilgili etmenler ve endometriozis hastalığı sayılabilir.
Bazı çiftlerdeyse tüm araştırmalara rağmen nedeni bulunamayan kısırlık söz konusu olabilmektedir.
Kısırlık, gebe kalamama veya gebeliği doğuma kadar taşıyamama olarak da tarif edilebilir.
Eşler arasında düzenli cinsel ilişki olmasına rağmen, eğer bir yıl içerisinde hamilelik gerçekleşmiyorsa
(bazen bu iki yıla kadar çıkabilir) kısırlıktan söz etmek mümkündür.
Bu durumda kadınların gebe kalma ihtimali nasıldır?
Düzenli bir aile hayatında, korunmayan her yüz kadından yaklaşık olarak: %20`si ilk ayda, %40`ı üçay
içerisinde, %60`ı altı ay içerisinde, %85`i 12 ay içinde hamile kalabilmektedir.
Bu orandan da anlaşılabileceği gibi yeni evlilerin daha bir yılını bile doldurmadan 'çocuğumuz olmuyor'
diyerek doktora başvurmaları çok aceleci bir yaklaşımdır.
Evli çiftler arasında her yüz kişiden on beşinde kısırlık söz konusu olabilir. Bunlar arasında da %30 sorun
kadında, %30 erkekte %40 ise hem erkek hem kadından meydana gelebilmektedir.
Bekleme müddeti
'Yeni evli kadınların hamile kalmaması durumunda ne kadar beklemeleri gerekir?' diye bir soru
sorulacak olursa, iki yıl kadar beklemeleri tavsiye edilir.
Eğer anne adayı otuz yaş ve üzerinde ise annede psikolojik ve bazen de biyolojik baskı ve endişe
yaşanır ki bunu asla yapmamak gerekir.
Evliler bir yılı beklemeden de hamilelik için tedavi yollarını arayabilirler mi?
Elbette arayabilirler. Ama bir yıl beklemek daha sağlıklı bir süreçolacaktır.
Tedaviye karar veren çiftlerde 'önce kim muayene olacak?' sorusu da akla gelir. Ü lkemizde bu konuda
maalesef çok yanlış bir tutum var. Eğer evlilik sonucunda hamilelik gerçekleşmezse bunun sorumlusu
kadınmış gibi düşünülür. Oysa kusur olma ihtimali hem de aynı oranda erkek için de söz konusudur.
Dolayısıyla çocuk bekleyen çiftler arasında, hamilelik gerçekleşmediğinde, erkek de en az kadın kadar
sorumlu davranmalı ve bu durumun kendisinden kaynaklanabileceğini hesap etmelidir. Hatta öyle ki
kısırlık erkekten kaynaklanıyorsa bunun ortaya çıkartılması için istenen tetkikler hem çok ekonomik hem
çok daha kolaydır.
Yapılacak işlem, sperm analizidir. Burada erkeğin önceden çocuk sahibi olmuş olması bile 'ölçü' değildir.
Çünkü beş sene önce hiçbir sorunu olmayan erkeğin beş yıl sonra da sorunsuz olacağını kimse garanti
edemez. Aynı durum kadın için de geçerlidir.
Eğer sperm analiz raporu anormal çıkarsa o zaman kadının, kocasının durumu açıklığa kavuşuncaya
kadar herhangi bir tetkik yaptırmasına gerek yoktur. Eğer erkeğin durumu normal çıkarsa o zaman
kadınla ilgili tetkiklere başlanılır.
Klinik tetkik ve tahliller
Kadında:
&bull İlk önce jinekolojik muayene ve ultrasonografi yapılır,
&bull  detin üçüncü günü hormonal dengelere bakılır.
&bull Tüplerin açıklığını belirlemek için rahim ve tüp filmi çekilir.
İki aylık âdet döneminde, ovumun yani yumurtanın atılmasına bakılır. Ovulasyon denilen bu durum,
genellikle âdet dönemlerinin ortasına rastlayan 11. ve 14. günlerde olur. Bu takip sonucunda ovulasyon
olduğu hâlde gebelik olmazsa, diğer testlere geçilir.
Erkekte:
&bull Postkoital test (ilişki sonrası değerlendirme),
&bull Mar testi ve erkeğin muayenesi,
&bull Postkoital testi,
&bull Olumsuz çıkarsa servikal kanalda mycoplazma ve chalmydia mikroplarının araştırılması,
&bull Eğer sperm testi normalse altı ay ilâ duruma göre üçyıl takip yapılarak bu süre sonunda endoskopik
tetkikler uygulanır.
Bu bekleme süresi tüp filminden hemen sonra kendiliğinden gebelikler oluşmasına şans tanımak için
gereklidir. Pelvik enfeksiyon riski taşıyan ve zaman kaybetmeye tahammülü olmayan yaşları ilerlemiş
kadınlara HSG histerosolpingografi yapmaksızın endoskopi yapılabilir.
Histerosalpingografide tubal tıkanma ve belirgin anormallikler varsa beklemeden endoskopiye geçilir.
Endometriosis odaklarının yakılması işlemleri yine laparoskopi sırasında yapılabilir. Laparoskopide ciddi
tubal hastalığı tespit edilenlerde invitrofertilizasyonu (vücut dışında döllenme) ve diğer yardımcı üreme
teknikleri gerekli olabilir.

Sigara kısırlık yapar mı?
Sigaranın hem kadında hem de erkekte döllenme kabiliyetini zayıflattığı bilimsel olarak tespit edilmiştir.
Sigara sadece döllenmeye etki etmez, hamilelik döneminde de hem anneye hem çocuğa sayılamayacak
zararları olur. Daha çocuk yaşta sigaraya başlayanlar için bu risk çok daha fazladır. Bu tür bağımlılık
yapan içecekler üreme fonksiyonunu bozar, erkeklerde ise sperm üremesini köreltir.
Çözüm ve öneriler
Bu durumda aileler genellikle sosyal çevre baskısı sebebiyle telaşa kapılırlar. Durumlarının duyulmasını
istemezler. O bakımdan kulaktan dolma bilgilerle çözüm aramaya yönelebilirler. Bu son derece yanlış ve
sağlıksız bir yaklaşımdır. Bu durumun ayıplanacak hiçbir yanı yoktur.
Oysa bir kadın ya da erkeğin böbreğinde ya da midesinde bir rahatsızlık olması ile dölleme ya da
döllenme sorunu yaşaması arasında 'sağlık' açısından hiçbir fark yoktur. Her ikisi de sağlık sorunudur.
Dolayısıyla telaşa kapılmamalı ve öncelikle bazı konulara dikkat edilmeli, aile doktoru ile problemlerini
konuşmaktan da asla çekinmemelidir.
Doktor ile bu tür görüşmeleri yaparken de çiftler tüm sorunlarını, psikolojik hâllerini, aile içi yaşayış
durumlarını bütün samimiyetiyle konuşmalıdır.
Bu tür görüşmelere özellikle kimi erkekler gitmek istemez. Erkekliğine yediremezler. Oysa asıl erkeklik,
ailesini böyle bir durumda yalnız bırakmamak, ona destek olabilmektir.
Hele de sorunun kimde olduğu bilinmeden böyle bir ruh hâline bürünmek artık çağdışı bir yaklaşımdır ve
unutulmalıdır. Çiftler görüşmeler sırasında birlikte bulunmalıdır.
Psikolojik sorun etki eder mi?
Kısırlığın genelde biyolojik sebeplerden kaynaklandığı bilinmekle beraber psikolojik ve depresyon
geçirmiş kişilerde bu ruh hâline bağlı olarak da yaşandığı, klinik bulgularla anlaşılmıştır.
Akupunktur tedavisinin bu açıdan çok önemi vardır.
Akupunktur tedavisi sonrası birçok hastamızın hamilelik dönemine girdiği sevinçle gözlenmiştir. Çünkü
akupunktur tedavisi, kısırlık sorunu olan erkek ve kadın hastaya mevcut tedavi yöntemleri arasında en
etkili yaklaşımı sunan yöntemlerden biridir. Şöyle ki:
Erkekte:
&bull Sperm sayısını arttırır ve hareketliliğine güçkazandırır. Canlılık kazandırır,
&bull Hormonal sistemi düzelterek, sperm yapısındaki bozukluğu ortadan kaldırır,
&bull Spermler üzerinde olumsuz etkide bulunabilecek zararlı salgıları hormonal tedaviyle durdurur,
&bull Çocukluktan itibaren eğer geçirilmiş bir rahatsızlık varsa, bu sebeple bozulan immün sistemini ve
vücuttaki denge sistemini düzenler. Böylece vücudu normal seviyeye getirir.
Kadında:
&bull Bağışıklık sisteminden kaynaklanan olumsuz faktörleri tümünden tedavi eder,
&bull Akupunkturel stimülasyon tedavisiyle yumurtalıklar gereken miktarda uyarılır. Böylece yumurtalıkların
büyümesi, kanda hormon düzeylerinin yükselmesi sağlanır,
&bull Yumurta üretimi artar ve bozukluğu giderilir,
&bull Tüplerdeki tıkanmaları ortadan kaldırır,
&bull Chlamydia ve mycoplasma gibi sık rastlanan enfeksiyonlara yakalanma riskini azaltır,
&bull Endometriotik rahatsızlıklarda en etkin tedaviyi gerçekleştirerek,
&bull Yumurtalıklarda bulunan ve çikolata kisti adı verilen kistin çözülümünü ve ortadan kalkmasını sağlar,
&bull Hormon tedavisiyle, yumurta hücresi üzerinde olumsuz etkide bulunabilecek zararlı salgıları durdurur,
yumurtlamayı teşvik eder,
&bull Aynı zamanda adet bozuklukları giderilir, âdet dönemi düzene girer,
&bull Rahim içtabakası kalınlaştırılır,
&bull Hastalıkta en sık rastlanan karın alt bölgelerindeki ağrıyı giderir,
&bull Böylece âdet kanamasının hemen öncesinde başlayan ağrılar son bulur,
&bull Cinsel temas sırasındaki ağrılar gider.