DOLAR
5,8086
%0,38
EURO
6,4338
%0,50
ALTIN
273,07
%0,48
BİST100
7,6421
%0,48

Deprem çalıştayı’nda bina güvenliği ve eğitime vurgu yapıldı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından düzenlenen, ulusal ve uluslararası paydaşların bir araya geldiği “İstanbul Deprem Çalıştayı”nın ilk konuşmacısı Prof. Dr. Marco Bohnhoff oldu.
02.12.2019 15.52.56

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından düzenlenen, ulusal ve uluslararası paydaşların bir araya geldiği “İstanbul Deprem Çalıştayı”nın ilk konuşmacısı Prof. Dr. Marco Bohnhoff oldu.

Bohnhoff, “Kuzey Anadolu Fayı'nın Sismotektonik Durumu ve Deprem Tehlikesi İçin Anlamı” başlıklı sunumu ile İstanbul’da olası depremin büyüklüğü hakkında bilgiler aktardı.

Marmara’da kilitli faylar

Bohnhoff, Kuzey Anadolu Fay Hattının Marmara Bölümü’nde 1766’dan bu yana kilitli faylar olduğu bilgisini paylaşarak, bu bölgede yakın gelecekte 7,4 büyüklüğüne kadar bir deprem olabileceğini ifade etti. Bonhoff konuşmasına şöyle devam etti:

“Elimizdeki verilere göre Marmara’da 7,4’e kadar bir deprem bekleniyor, bunun üzerinde bir deprem öngörülmüyor. Ancak İstanbul ve çevresi için 7,4 şiddetinde bir deprem bile sosyo ekonomik açıdan çok ciddi bir tehlike. Bu riskin yönetilmesi gerekiyor.”

24 Eylül tarihinde yaşanan 5,8 büyüklüğündeki depremin Orta Marmara’daki sıkışmış fayda olduğunu ifade eden Bonhoff konuşmasında şu bilgileri aktardı:

“Yaşanan son deprem, daha büyük bir deprem olacağı beklentisini oluşturdu. Ancak sismik hareketler şu an yavaşladı. 4,7 ve 5,8 büyüklüğündeki depremlerden önce bölgedeki sismik hareketler artmıştı. Buradaki faaliyetleri daha yakından takip edebilirsek erken uyarı sistemleri de etkinleşecektir.”

Tsunami gizemini koruyor

Marco Bonhoff’un ardından, Dr. Pierre Henry sunumunu gerçekleştirdi. Henry, “Deniz Yer Bilimlerinin İstanbul Deprem Analizine Katkısı” başlıklı konuşmasında, deniz yer bilimlerinin İstanbul’daki deprem çalışmalarını kolaylaştırdığını belirterek, şöyle konuştu:

“İstanbul’da 1999 depremi sonrası gözlem evleri geliştirdik ve çalışmalarda önemli ölçüde yol kat ettik. Araştırmamızda, Marmara Fayı’nın deniz dibinde kilitlendiğini gördük.”

Olası Marmara Depremi sonrasında yaşanabilecek tsunaminin gizemini koruduğunu ifade eden Henry, fayın başlama ve bitiş noktalarına ilişkin farklı senaryolar olduğunu söyledi. Bununla birlikte, Marmara’da tsunami riskinin çok yüksek olmadığını dile getiren Henry, kurulacak erken ikaz sistemleriyle tsunami riskini önceden tahmin edebilmenin mümkün olduğunu ifade etti.

Kadıoğlu: “tehlikeyi değil, zararı azaltabiliriz”

Çalıştayın konuşmacılarından Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ise “Acil Afet Durumu” başlıklı konuşmasında, büyük bir afet anında, yardımcı olmasını beklediğimiz polis, ambulans, itfaiye çalışanlarının da afetzede olacağına dikkat çekti.

Kadıoğlu, “Toplum tabanında afet yönetimine geçmek gerek. Farkındalık eğitimlerinin dışında beceri eğitimleri verilmesi gerek. Afet durumunda, toplum tabanlı duruma geçilmeli, çünkü herkes afetzede olacak. Afette ilk 72 saat önemli. İşte burada ilk yardımı kendimiz yapacağız” diye konuştu.

Afete en kötü senaryoya göre hazırlanılması gerektiğini belirten Kadıoğlu, “Afet yönetimi, arama kurtarma değil riskleri azaltmaktır. 34 bin hasarlı bina olasılığını 34’e düşürmektir. Risk azaltılırsa müdahalede o zaman başarılı olunur. Risk yönetimi yapılmadan kriz yönetiminin çok anlamı yok. Deprem tehlikesini ortadan kaldıramayız ama zararları azaltabiliriz” dedi.

Toplanma alanlarının, okullar, camiler olduğunu ifade eden Kadıoğlu, bu binaların sağlam yapılmasının önemine de vurgu yaptı.

Farklı disiplinlerdeki meslek grupları ve sektörlerden temsilcilerin yer aldığı çalıştayın ilk günü paralel oturumlarla devam ediyor. Çalıştayın ikinci gününde ise sorun ve çözüm önerilerinin tartışılacağı yuvarlak masa görüşmeleri olacak.


Yorum Ekle